corum-gezilecek-yerler

ÇORUM GEZİ NOTLARIM

Leblebisiyle ve binlerce yıllık tarihi geçmişiyle bilinen Çorum, uzun zamandır gitmek istediğim bir yerdi. Trabzon dönüşünde Amasya’da bir arkadaşımın yanındayken, Çorum’da yaşayan askerlik arkadaşımın beni oraya davet etmesiyle hem arkadaşımı görme hem de uzun zamandır gitmek istediğim yerleri gezebilme fırsatı yakalamıştım.

Bu yazımda Çorum şehir merkezinde görülecek yerleri, Hattuşaş, Yazılıkaya ve Alacahöyük gibi tarihi yerleri ayrı başlıklar halinde anlatmaya çalışacağım.

  • KISA BİLGİLER

Çorum’un ilk sakinleri, eski Anadolu uygarlıklarından olan Hattiler’dir ve Anadolu’nun da en eski adı Hatti Ülkesi olarak geçer. Hattiler’den sonra Çorum’a Hititler, Frigler, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Danişmendliler ve son olarak Osmanlılar hakimiyet sağlamıştır.

Evliya Çelebi’nin de Seyahatnamesi’nde anlattıklarına göre Çorum’a 1648 yılında geldiği anlaşılıyor.

  • ULAŞIM

İstanbul – Çorum arası otobüs ile ulaşım yaklaşık 9 saat sürüyor ve Temmuz ayında gittiğimde Çorum’dan İstanbul’a dönüşte otobüs bileti için 70 TL ödemiştim. Amasya’dan Çorum Otogar’a gitmek için ise 15 TL vermiştim. Bu güzergah için de yolculuk yaklaşık 2 saat sürüyor.

Şehir içinde otobüs kullanmadığım için ücret tarifesini bilmiyorum.

  • KONAKLAMA

Çorum’da arkadaşım beni evinde misafir ettiği için konaklama ihtiyacım olmadı. Daha önceleri Çorum otellerine bakarken kafama yatan Hattuşili Hotel vardı ama kalmadığım için hakkında yorum yapamayacağım. Genel olarak Çorum’da konaklayacak yerler için ŞU ADRESE bakabilirsiniz.

  • YEME – İÇME

Bu başlıkta doğal olarak ilk bahsetmem gereken yer leblebi dükkanı. Arkadaşımın demesine göre, Çorum’daki en iyi leblebici Hayvalı Leblebicisi‘ymiş. Burası aynı zamanda, Çorum’daki en eski leblebiciymiş. 1 kilo leblebi için 13 TL verdik ve gerçekten bu kadar güzel, taze ve kaliteli leblebi daha önce yediğimi sanmıyorum. Kışın bu leblebi, Vefa bozası ile acayip gider. Adres olarak, Camikebir 3. Sokak’ta bulunan ve pencere kenarları mavi boyayla boyanmış olan yer. Dükkanın küçük ve eski oluşu sizi yanıltmasın.

Yemek yemek için bulunduğum diğer yerler ise tandır kebap salonlarıydı. Bu kategori için de iki farklı yer önerebilirim :

Çakır & Sami Tandır Kebap : Burası Çorum’a gittiğim gün arkadaşımla yemek yediğim yerdi. 4-5 katlı lüks bir bina görünümünde bir mekan. Tandırı gerçekten güzel olsa da kendi yaptıkları ayran ortalama düzeyde idi. Yanlış hatırlamıyorsam, 2 adet 1,5 tandır ve 2 ayran için 70 TL ödemiştik.

Tandırcı Kadir Usta : Bu mekan ise Çakır & Sami ‘ye göre daha salaş ve lezzet olarak sanki biraz daha iyi. Arkadaşımın favori yeri burasıymış. Çorum’a geldiğim gün, akşam üzeri saat 5’e doğru gittiğimizde tandır olayı bitmişti. Ona göre daha erken saatlerde gitmek gerekiyor. Ertesi gün ise, antik kentleri gezdikten sonra tandır yemeye buraya geldik. Yine yanlış hatırlamıyorsam, 2 adet 1 porsiyon tandır ve 2 kola için 48 TL ödemiştik. Yer olarak, Hamit Camii’nin neredeyse hemen yanında kalıyor.

ÇORUM GEZİLECEK YERLER

Çorum’da merkezden başlayarak gezdiğim yerleri ve Hattuşaş, Yazılıkaya ve Alacahöyük’ten bahsedeceğim.

ÇORUM MERKEZ ve CİVARI

Çorum’a varışım öğleden sonra olduğu için antik kentleri ertesi gün sabaha bırakmıştım. O sebepten merkezden başlamak istiyorum.

Murad-i Rabi Ulu Camii : Caminin Selçuklu Sultanı III. Alaaddin Keykubat zamanında yaptırıldığı düşünülüyormuş. IV. Murat zamanında ise kendisi Revan seferine giderken Çorum’da konaklamış ve cami bu dönemde tekrar tamir ettirilmiş. Bu dönemde cami, Murad-i Rabi diye anılmaya başlanmış.

corum-gezilecek-yerler

Çorum Ulu Camii

Saat Kulesi : Çorum’un tam merkezinde bulunan bu kule, Sultan II. Abdülhamid döneminde, 1894 yılında padişahın Beşiktaş muhafızı Yedi Sekiz Hasan Paşa’nın desteğiyle yaptırılmış. Kulenin kapısı üzerinde Osmanlıca bir kitabe bulunuyor.

corum-gezilecek-yerler

Çorum Saat Kulesi

Çorum Kalesi : Kale ile ilgili ilk söylemek istediğim şey internetteki bilgi kirliliği ve Çorum Kalesi’ndeki tabeladaki yanlışlıktır. Burada ve internette yer alan hemen hemen tüm kaynaklarda Evliya Çelebi’nin, Çorum Kalesi’ni Sultan Kılıçarslan’ın yaptırdığını söylediği yazıyor. Halbuki, Seyahatname’de Evliya Çelebi tam olarak “İslam kavmi yapısıdır ama Allah bilir Sultan Kılıçarslan Han yaptırmıştır” diyor. Yani burada bir kesinlik yok.

corum-gezilecek-yerler

Çorum Kalesi Surları

Yine internette rastladığım başka kaynaklarda ise Evliya Çelebi güya, Çorum kalesinin Anadolu’da kurulan ilk Türk beyliklerinden Danişmendlilerin yaptırdığını söylüyor. Makalelerinde bunu yazanlar belli ki Seyahatname’yi okumamışlar bile. Çorum ile ilgili kısımda Evliya Çelebi sadece kalenin Danişmendlilerin eline geçtiğini ve onlardan da Yıldırım Bayezid’in fethettiğini söylüyor.

corum-gezilecek-yerler

Çorum Kalesi girişi

Kalenin içine sanırım girilemiyor. Çünkü giriş kapısından içeri girdikten sonra sol tarafta bir oda ve sağ tarafta ise kapatılmış bir alan vardı. Bu alanda evler bulunuyor ve kullanılıyor olduğundan emin değilim. Toplamda 42 adet imiş.

Çorum Müzesi : Otobüs saatime kısa bir süre kala buraya gelebildiğim için müzeyi gezme fırsatım olmadı ve ancak dışarıdan birkaç fotoğraf alabildim. Müzenin içerisinde arkeolojik ve etnografik eserler yer alıyor. Giriş fiyatı görevlinin dediğine göre 8 TL, ancak Müzekart geçerli.

corum-gezilecek-yerler

Çorum Müzesi

Hıdırlık Camii : 1889 yılında yaptırılan bu camii, rivayete göre Hz. Muhammed’in sahabelerinden Suheybi Rumi’nin anısına yaptırılan eski caminin üzerine yaptırılan camiidir. Caminin içinde Suheybi Rumi ve Ubeydi Gazi isimli kişilerin ve bahçesinde ise Kerebi Gazi’nin türbeleri bulunuyor. Ayrıca, caminin bulunduğu bahçede geniş alana yayılmış mezarlıklar var.

corum-gezilecek-yerler

Çorum Hıdırlık Camii

Bu arada, caminin bulunduğu alandan aşağıya inen yürüyen merdivenler bulunuyor ki bunu çok gereksiz buldum. Ayrıca, bu yürüyen merdivenlerin bitiminde de modern tuvaletler bulunuyor. Arkadaşımın demesine göre, burada çok özel ve pahalı taşlar kullanılmış ve dolayısıyla bu tuvaletlerin yapımı için çok fazla gereksiz masraf yapılmış.

Paşa Hamamı : Hamam, Ulu Cami’ye yakın bir yerde bulunuyor ve 1487 yılında Taceddin İbrahim isimli bir paşa tarafından yaptırılmış. Hamam duvarında yer alan tabelaya göre sabah 5’te açılıp gece 12’de kapanıyor.

corum-gezilecek-yerler

Paşa Hamamı

Paşa Hamamı’ndan başka, Saat Kulesi’ne yakın dükkanların arasında kalmış Ali Paşa ya da diğer adıyla Yeni Hamam bulunuyor. Bir de hemen Ayakkabıcılar Arastası’na hemen girişte tarihi bir hamam var. Onun da adı Güpür Hamamı. Faaliyette olup olmadığını bilmiyorum.

Ayakkabıcılar Arastası : Eskiciler Sokak’ta bulunan bu çarşıda sağlı sollu ayakkabı tamiri yapan küçük dükkanlar bulunuyor. İki kişinin yan yana geçmesinin çok kolay olmadığı bu sokak beni gerçekten çok etkilemişti.

corum-gezilecek-yerler

Ayakkabıcılar Arastası

HATTUŞAŞ

Hititler’e yüzyıllar boyu başkentlik yapmış bir kent olan Hattuşaş, 1986 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine dahil edilmiştir. Bu yörenin ismi bazı yerlerde Hattuşaş bazı yerlerde ise Hattuşa olarak geçiyor. Arkadaşıma da sordum, o da “Biz Çorumlular Hattuşa diyoruz” dedi. Arkadaşım sonra telefonla konuşurken, bunun gibi sonu “ş” ile biten bir başka şey için de bu harfi kullanmaması üzerine diyebilirim ki normali Hattuşaş, Çorum versiyonu ise Hattuşa’dır.

Hattuşaş’a gelmek ve burayı gezmek için kesinlikle arabanız olması şart. Onun dışında bildiğim kadarıyla merkezden buraya minibüs yok. Zaten merkezden yaklaşık 90 km uzaklıkta bir yer. Buraya gelmek için sanıyorum önce Sungurlu’ya, oradan da Boğazkale’ye giden minibüslerini kullanmak gerekiyor. Yani ciddi çaba gerektiriyor. Boğazkale merkezden Hattuşaş Örenyeri’ne gelmek için de yaklaşık 15-20 dakikalık bir yürüyüş gerekiyor.

corum-gezilecek-yerler

Boğazkale Merkez

Son olarak Hattuşaş Örenyeri’nin giriş ücreti 8 TL ve müzekart geçerli. Yaz sezonunda akşam 19:00’a, kış sezonunda ise 17:00’a kadar açıkmış.

Hattuşaş’ta gezintiye ilk başlanılan yerde bulunan alan, Aşağı Şehir içinde kalan ve 1 No.lu Büyük Tapınak ve depoların olduğu yerdir. Burada Hititler’den önce yerli halk Hattiler ve onlardan sonra Asur ticaret kolonisi yaşamış. Büyük Tapınak’ın bulunduğu alanın genel görüntüsü için çektiğim videoya bakabilirsiniz.

Yine bu alanda en çok dikkat çeken şey, yeşil renkli bir taş. Sanırım dilek taşıymış.

hattusas-gezilecek-yerler

Büyük Tapınak ve karşısında Yamaç Evleri denen kalıntıları geçip arabayla tırmanışa geçtikten sonra karşımıza çıkan yer Aslanlı Kapı oldu. Sol taraftaki aslanın tahrip olması sonucu yeniden restore edildiği bariz belli.

hattusas-gezilecek-yerler

Aslanlı Kapı

Aslanlı Kapı’dan biraz daha yukarıya ilerledikten sonra bu kez karşımıza çıkan yer, şehrin simgesi olarak surların güney sınırını oluşturan ve 70 metre uzunluğunda olan Yerkapı Tüneli. Bu tarz savunma amaçlı yapılmış tünellere Potern ismi veriliyor. Bunun gibi bir tane de Alacahöyük’te var. Yazının devamında bahsedeceğim.

Yerkapı Tüneli’nin bulunduğu alan piramit şeklinde ve 15 metre uzunluğunda yığma bir set. Tabelada da tavsiye edildiği gibi önce tünelden geçip sola dönüp merdivenlerden yukarı çıkılmalı ve Sfenksli Kapı’dan geri dönülmelidir. Aşağıda Yerkapı Tüneli’nden geçtiğim videoyu izleyebilirsiniz.

Yukarıya çıkarken yapılmış olağanüstü piramit ile Sfenksli Kapı ve kuşbakışı Merkezi Tapınak Mahallesi diye adlandırılan alanlar ise şu şekilde :

Yerkapı’nın bulunduğu yer Hattuşaş’ın en yüksek yeri. Bu noktadan sonra yavaş yavaş aşağıya iniliyor. İlk karşılaşılan yer Kral Kapı denilen yer. Burada da kapıda, elinde balta ve kemerinde kılıç taşıyan savaşçı görünümlü bir tanrı kabartması bulunuyor. Burada yer alan kopya olanı. Orjinali ise Ankara’daki Anadolu Medeniyetler Müzesi’nde bulunuyormuş.

hattusas-gezilecek-yerler

Kral Kapısı

Aşağıya doğru devam ettiğimizde sol tarafta Nişantaş ya da Nişantepe adı verilen kayanın üzerinden yer alan 11 satırlık yazının olduğu alana geliniyor. Bu yazıların, Hitit Kralı II. Şuppiluliuma’nın icraatlarını anlattığı tahmin ediliyormuş.

hattusas-gezilecek-yerler

Nişantaş

Bu alanın sağ tarafında yukarıda kalan bölümde ise yine Hattuşaş’taki en önemli yerlerden Hiyeroglifli Oda bulunuyor ve oda, demir parmaklıklar ile kapatılmış. Bu odanın sol duvarında kral, savaş aletleriyle bir savaşçı gibi tasvir edilmiş, sağ duvarda kralın fetih ve başarılarından söz ediliyormuş. Buraya gelmeden az geride ise başka bir tane daha oda var ama onun içinde herhangi bir kabartma yok.

hattusas-gezilecek-yerler

Hiyeroglifli Oda

Hattuşaş’ta önemli gördüğüm yerler bu kadar. Buradan sonra, yakınlarda bulunan Yazılıkaya’ya doğru yol aldık.

YAZILIKAYA AÇIK HAVA TAPINAĞI

Yazılıkaya, yüksek kayalıkların oyularak tanrı ve tanrıçaların kayalara kabartma şeklinde işlendiği bir açık hava tapınağıdır. Bu tapınak, A ve B odaları şeklinde ayrılmış. A odasında Hititlerin yeni yılı kutlama törenlerini yaptıkları, B odasında ise M.Ö. 13. yüzyıl krallarının ölüm ve anma törenleri yaptıkları düşünülüyormuş.

yazilikaya-gezilecek-yerler

Yazılıkaya

Yazılıkaya, Hattuşaş gibi büyük bir yer olmadığı için gezilmesi kısa zaman alıyor. Giriş ücreti için Hattuşaş biletimiz olduğu için para ödemedik. Yazılıkaya’daki bazı kabartmalar ise şu şekilde :

Hattuşaş ve Yazılıkaya’yı gezdikten sonra tekrar Boğazkale ilçe merkezine gelmemize rağmen zaman kısıtlamasından dolayı burada bulunan Boğazköy Müzesi’ni es geçmek zorunda kaldık. Bu müzede Hattuşaş kazılarında çıkarılan eserler sergileniyor. Müzenin giriş ücreti 5 TL ve Müzekart geçiyor.

ALACAHÖYÜK

1835 yılında İngiliz seyyah William Hamilton tarafından keşfedilen Alacahöyük’te ilk kazılar 1935 yılında Atatürk’ün isteği üzerine başlamış ve bu kazılar günümüzde hala devam ediyor. Alacahöyük, Hattuşaş girişinden çıktıktan sonra 22 km uzaklıkta bulunuyor. Sanıyorum buraya da merkezden herhangi bir ulaşım aracı yok. Örenyeri ve müzeye giriş ücreti 5 TL ve Müzekart geçerli.

Alacahöyük Örenyeri’nin bulunduğu alana ilk vardığımızda karşımıza Müze çıkıyor. Müzeyi sona saklayıp devam edince ilk olarak birkaç adet vagon görüyoruz. Bu vagonlar, buradan çıkarılan toprağın taşınması için kullanılmış ve Atatürk’ün emri ile buraya hibe edilmiş.

alacahoyuk-gezilecek-yerler

Bulunduğumuz yoldan devam edince hemen karşıda Sfenksli Kapı bulunuyor. Bu kapının özelliği, dışa bakan yüzünün sağında ve solunda bulunan kabartmaların olmasıymış. Bu özellikte olan tek Hitit İmparatorluk kapısıymış.

alacahoyuk-gezilecek-yerler

Sfenksli Kapı

Alacahöyük kazı alanının ise genel olarak görüntüsü şu şekilde :

Alacahöyük Antik Kenti’nde görülecek şeyler çok fazla olmasa da en ilgi çeken yerlerden biri Potern denilen savunma tünelleriydi.

Alacahöyük’te diğer önemli yerlerden birisi de Eski Tunç Çağı Mezarları’dır. Höyüğün güneydoğusunda bulunan 13 tane mezardan 6 tanesi aslına uygun olarak yeniden canlandırılmış.

alacahoyuk-gezilecek-yerler

Eski Tunç Çağı Mezarları

Bu mezarlarda, ölünün başı hep batıya konup yüzü ise güney tarafa doğru çevrilmiş. Altın, gümüş ve değerli taşlardan oluşan takılar, silahlar ve pişmiş toprak kap gibi eşyalar da mezarın içine bırakılıp defnedilme töreninin bir parçası olarak da kurban edilmiş sığır başları ve bacak kemikleri de yine buraya bırakılmış.

alacahoyuk-gezilecek-yerler

Eski Tunç Çağı Mezarları

Burada ayrıca o dönemde yapılmış drenaj sistemi, silolar ve maden atölyesi kalıntıları da bulunuyor. Bu kısımları da gezdikten sonra sıra müzeyi dolaşmakta idi.

Müzede verilen bilgiye göre Alacahöyük’te ilk yerel müze 1940 yılında açılmış ve 1982 yılında bugün bulunduğu yere taşınmış. 2011 yılında ise yeniden düzenlenip ziyarete açılmış. 1935 yılında başlayan kazılarda bulunan eserler, kazı başkanlarının adlarını verdiği salonlarda sergileniyor.

Müze ile ilgili eserleri ve odaları tek tek açıklamaktansa kendi çekmiş olduğum kısa video ile az çok bilgi sahibi olabilirsiniz.

Çorum sınırları içerisinde kısa zamanda gezebildiğim yerler buralar oldu. Yazımda bahsetmiş olduğum yerler dışında Hititler’in önemli idari merkezlerinden olan Ortaköy-Şapinuva, ondan başka İncesu Kanyonu ve Kybele Kabartması, Osmancık ilçesindeki tarihi yerler ve İskilip Kalesi gibi yerler de daha geniş bir zamanda gezilebilir.

Bu arada, bu gezdiğim yerlerde dikkatimi çeken şey Likya Yolu gibi (henüz o taraflara gitmedim) bir Hitit Yolu güzergahının oluşturulması oldu. Anladığım kadarıyla Hattuşaş, Alacahöyük ve Şapinuva arasında kalan bölgelerde bir sürü parkur işaretlenerek birkaç yüz kilometrelik bir trekking rotası oluşturuldu. Uzun süre yürüyüş düşünenler için ideal olabilir.

[GEZİ TARİHİ : 13-14 Temmuz 2016 ]

10 yorum

  1. Yazınızı okudum, gerçekten faydalı bilgiler var.

  2. Merhabalar, Hattuşaş ve Alacahöyük gibi yerlere toplu taşıma ile ulaşım yok mu?

    • Sequ'nun Seyahatnamesi

      Merkezden bayağı uzak yerlerde olduğu için bildiğim kadarıyla yok. Ben arkadaşımın arabasıyla gitmiştim. Hatta ona da sormuştum, o da olmadığını söyledi.

  3. Detaylı bir gezi rehberi tadında olmuş gerçekten. Teşekkürler.

  4. Yazıda belirtilen tandır mekanlarından Kadir Usta’da tandır yedim. Gerçekten tavsiye ederim.

  5. Arkadaşın yazdığı gibi Hattuşaş’a araba olmadan gitmek çok zor.

  6. Memleketim Çorum ile ilgili harika bilgiler vermişsiniz. Ben bile daha azını biliyorum :)

  7. Vayy be memleketimi bu kadar detaylıca anlatan başka bir yazıya denk gelmemiştim bugüne kadar. Emeğine sağlık kardeş. :D

Yorum Yap

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

WpCoderX