enez-gezilecek-yerler

ENEZ GEZİ NOTLARIM

Edirne’nin Saroz Körfezi kıyılarında yer alan ilçesi Enez’e en son 13 sene önce gitmiştim. İlkokuldan lise yıllarına kadar her sene mutlaka yaz tatilimi orada geçirmek için giderdim. Bu kez yalnızca denize girmek yerine ilçe merkezini de dolaşıp tarihi hakkında bilgiler edinmeye çalıştım.

  • KISA BİLGİLER

Enez ilçesi Meriç Nehri, dolayısıyla Yunanistan sınırına çok yakın bir yerde bulunuyor. İlk çağlarda deniz kenarında bulunan ve limanlarıyla önemli bir ticaret merkezi olan Enez, zamanla Meriç Nehri’nin taşıdığı alüvyonlar ile kıyıdan birkaç kilometre içeride kalmış.

Gerek araştırmalarım gerekse tanıştığım Enez sakinleri ile muhabbetlerimde öğrendiğim şey Enez’in tarihinin Edirne’den daha eski oluşuydu. Bu arada Enez ismi ise antik çağlardaki ismi olan “Ainos“tan gelmektedir.

Yunan tarihçi Heredot, Ainos kentinin ilk olarak M.Ö. 7. yüzyılda bir koloni olarak kurulduğundan söz etmektedir. Kent zaman içinde Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Cenevizlilerin hakimiyeti altına girmiş. Son olarak, 1456 yılında ise Fatih Sultan Mehmed zamanında Gelibolu’daki Türk donanmasının komutasındaki Has Yunus Bey’in kenti kuşatmasıyla Ainos kenti savaşılmadan Osmanlı topraklarına katılmış.

  • ULAŞIM

Eskiden hatırladığım kadarıyla İstanbul’da Kadıköy’den de Harem’den de direkt olarak Enez’e otobüsler bulunuyordu. Şimdi ise anladığım kadarıyla sadece Esenler Otogarı’ndan otobüsler kalkıyor ve Enez Sahil’e kadar gidiyor.

Firma olarak yine eskiden sanki daha fazla seçenek vardı. Şimdi ise araştırmalarım sonucu Metro ve Keşan Birlik dışında seferi olan firma görmedim. Benim seçimim Keşan Birlik oldu ve bilet fiyatı olarak tek yön için 50 TL ödedim.

Enez Sahil’den ilçe merkezine ulaşmak için ise marketlerin bulunduğu sokak olan Fatih Caddesi üzerinde herhangi bir noktada bekleyebilirsiniz. Hemen hemen her saat başı kalkan minibüslere atlayabilirsiniz. Aslında her saat başı ilçe merkezinden kalkıyor ve tekrar dönüş yolunda cadde üzerinden sizi aldığında saat muhtemelen çeyrek geçiyor olacak. Toplam yolculuk sahilden merkeze yaklaşık 10-15 dakika sürüyor.

  • KONAKLAMA

Enez tatilimde teyzemin yazlığında kaldığımdan konaklama ihtiyacım olmadı. En son Enez’e gittiğimde hatırladığım eskilerden bir tek Balcı Motel vardı. Şimdi yine sahile yakın birkaç tane kalınabilecek otel mevcut. Kalitelerini bilemediğim için herhangi bir tanesini öneremeyeceğim. Onun dışında Enez Sahil bölümünde büyük çoğunluk yazlık evlerden oluştuğu için birden fazla kişiyseniz günlük, haftalık ya da aylık yazlıklar kiralayabilirsiniz.

Bu yazlıkların Altınkum Plajı’na olan uzaklığı 50 ila 300 metre aralığında değişiyor. Konaklama seçeneklerini görmek için ŞURAYA bakabilirsiniz.

  • YEME-İÇME

Enez bir sahil kasabası olduğu için balık seçenekleriyle öne çıkar. Restorant ve cafelerin dışında gereğinden fazla bulunan marketlerden de alışveriş yapılabilir. Ayrıca, yol kenarlarında çevre ilçelerden ve kasaba sakinlerinin tarlalarından getirdikleri taze meyve ve sebzeleri de öneririm. Özellikle, Vardar Dondurma’nın karşısında lastiği inik traktörde satılan kavunları öneririm.

  • ENEZ GECE HAYATI

Enez gece hayatı daha çok sahil kısmında yoğunlaşmış durumda. Ben gittiğimde genel olarak sezonun bitmesine yakın olduğu için etraf fazla kalabalık değildi. Dolayısıyla mekanlara gitmeye gerek duymadım. Yine de bazı yerlerden bahsedecek olursam;

Club Jojo : Sahilde Gazi Ömer Bey Mahallesi Atatürk Caddesi’nde bulunuyor. Onur Mete, Doğukan Manço, çeşitli pop müzik sanatçıları ve bazı yabancı isimlerin de geldiği mekanmış. Mekan hakkındaki yorumlar fena değil. 10 gün önce Pazar günü plajda güneşlenirken bir eleman broşür getirmişti. O akşam Glow Neon Party vardı.

Majesty Club : Az ilerisinde yer alan otele ait bir club’tır. Girmediğim için yorum yapamayacağım. Foursquare’deki yorumların da ne kadar doğru olduğunu bilemiyorum. Yanlış hatırlamıyorsam eskiden Enez’in en ünlü barı olarak “Cesi Rose Bar” vardı ve yanılmıyorsam bu Majesty Club’ın olduğu yerdeydi. Gerçi biraz daha uzakta da olabilir tam hatırlamıyorum.

Bunların dışında yine aynı sırada ve plaj tarafında, kanalın sol tarafında Aqua Beach Otel’in olduğu tarafta birkaç tane daha bar bulunuyor.

Enez gece hayatı derken aklınıza sadece bar-club gelmesin. Gece yarılarında bile Fatih Caddesi ve Kışla Caddesi’nde bir sürü insan gece yürüyüşü yapıyor, yol üstünde tezgahlarda satılan incik boncuk tarzı şeyleri alıyor ya da dondurmalarını alıp öylece etrafı seyredip turluyorlar.




  • ENEZ GEZİLECEK YERLER

Yazımın başında bahsettiğim gibi bu kez sadece tatil yerine Enez’in tarihi yerlerini de gezip bilgi sahibi olmaya çalıştım. Gezilecek yerlerden bahsedecek olursam ;

Enez Kalesi : Kalenin hangi tarihte yapıldığı kesin olarak bilinmemesine rağmen, elde edilen bulgular yapımının Bizans öncesine dayandığını gösteriyormuş. 6. yüzyılda ise İmparator Justinianus’un kaleyi onardığı çeşitli kaynaklarda geçiyormuş. Yine tarih kaynaklarında kalenin, Balkanlar’dan gelen barbar akınlarını önlemek amacıyla yapıldığı yazıyormuş.

Enez Kalesi yüksek bir tepede (Akropol) bulunuyor. Kalenin bulunduğu yer ve civarı aynı zamanda Ainos Antik Kenti‘nin de merkeziymiş. Bu arada, antik kent için yapılan kazılar da 1971 yılından beri devam ediyormuş.

Kaleye ulaşım gerçekten kolay. Minibüs ile ilçe merkezine gelince indiğiniz yerden dümdüz ileriye doğru yürüdüğünüzde kale tam karşınızda duruyor. Şimdi kalenin içindeki yapılardan bahsedecek olursam öncelikle kalenin girişinden başlamak istiyorum. Aşağıdaki videoda kalenin giriş kısmını izleyebilirsiniz.

Kale kapısından girmeden hemen solda dikkati çeken şey beyaz renkli mermer üzerindeki kabartmadır. Burada bir Trakyalı süvari tasvir ediliyormuş.

enez-gezilecek-yerler

Kale girişindeki kabartma

Kalenin içinde ilk bakışta görülecek pek fazla bir şey yokmuş gibi görünüyor. Ancak, neredeyse 1,5 saat falan zaman geçirdim. Kalede ilk işim, giriş tarafındaki surlardan kuş bakışı bir video çekmek oldu.

Kalenin hemen sol tarafında Enez Ayasofyası ya da günümüzdeki adıyla Fatih Camii bulunuyor. Ben gittiğimde, bu yapının bulunduğu alana geçiş kapatılmıştı. Dolayısıyla yakından inceleme fırsatım olmadı. Tek yapabildiğim yüksek bir taş üzerine çıkıp resim çekmek oldu. Görebildiğim tek şey ise, birkaç sütun ve duvarlarındaki tahrip olmuş fresklerdi.

enez-gezilecek-yerler

Enez Ayasofyası (Fatih Camii)

Kalenin sağ tarafında ise Enez’de üretilen şarapların dinlendirildiği mahzenler bulunuyor.

enez-gezilecek-yerler

Enez Kalesi’ndeki mahzenler

Mahzenlerin çevrelerinde ise çeşitli kuyular bulunuyor. Ben ilk başta bunların su kuyusu olduklarını düşünmüştüm ama bunlar kayaya oyularak yapılmış havalandırma bacalarıymış.

enez-gezilecek-yerler

Havalandırma bacaları

Bu kısımları bitirip biraz daha ilerlediğimde sadece temel taşları görünen ve bir Orta Çağ Evi olduğu belirtilen bir yapı bulunuyor. Bu evin çeşitli kısımlarından ele geçirilen kuşlu tabaklar ve kaseler, bu yapı kalıntısının 11-12.yüzyıllara ait olduğunu kanıtlıyormuş.

enez-gezilecek-yerler

Orta Çağ Evi kalıntıları

Biraz daha aşağı kısımlara doğru gidildiğinde iki adet şapelin kalıntıları bulunuyor. Bunlardan birisi 11. yüzyılda yapılmış olan Hagios Gregorios Neokaiserias Şapeli‘dir. Bu Şapelin ana odasının tabanında mermer levhalar bulunurken, sonradan eklenen yan tarafındaki kısmın zemini ise pişmiş topraktan yapılmış.

enez-gezilecek-yerler

Hagios Gregorios Neokaiserias Şapeli kalıntıları

Diğer bir şapel ise kalenin kuzeybatı kısmında yer alan ve yazılı kaynaklara göre 1422 yılında yapılmış olan Theotokos Chrysopege Şapeli‘dir. Levha açıklamasında yazan bilgilere göre, bu şapel zemininin altında mezarlar bulunuyormuş.

enez-gezilecek-yerler

Theotokos Chrysopege Şapeli

Son olarak kalenin deniz tarafında bakan surları ise şu şekildeydi :

enez-gezilecek-yerler

Deniz tarafına bakan kale surları

Enez İlçe Merkezi : Minibüsten inilen yere yakın olan yer ilçenin merkezidir. Enez Kalesi, resmin çekildiği tarafta kalıyor.

enez-gezilecek-yerler

İlçe merkezi

Yine buranın az gerisinde bir şeyler yiyip içebileceğiniz ya da yalnızca dinlenebileceğiniz Gençlik Parkı isminde banklarla dolu bir yer var.

Has Yunus Bey Türbesi : Enez Fatihi Has Yunus Bey’in türbesi olarak bilinen bu yapı aslında bir Bizans şapeli olup ismi de Hagios Euplos’tur. İstanbul’da da aynı mimariyle yapılmış ve camiye çevrilmiş bir çok kilise ile de benzer olmasından dolayı, bilgilendirme yazısına bakmadan buranın bir kilise ya da şapel tarzı bir yapı olduğunu hemen anladım.

Türbenin etrafındaki alan ise bir Osmanlı mezarlığı.

enez-gezilecek-yerler

Has Yunus Bey Türbesi

Türbenin etrafındaki alanı hızlı bir şekilde daha detaylı görmek için çekmiş olduğum videoya bakabilirsiniz.

Türbenin içerisinde ise görülecek herhangi bir şey yok.. Sadece temsili olduğunu sandığım korunmasız bir tabut ve yanında birkaç dini kitap bulunuyor. Mezarlık kısmında dikkatimi çeken şey ise orada bulunan mermerden yapılmış bazı mezarların üzerindeki sanatlı işlemeler oldu.

enez-gezilecek-yerler

Mezarlardaki işlemeler

Kral Kızı Bazilikası : Has Yunus Bey Türbesi’nden yukarıya ana yola çıktıktan sonra az ileride karşımıza çıkan tepenin arka tarafında bulunan kazı alanıdır. Açıkçası Enez’de böyle bir yerin olduğunu bilmiyordum. Enez merkezde yolda gördüğüm bir vatandaşa “Başka nereleri gezebilirim?” diye sorduğumda beni yönlendirdiği bir yer idi. Bu kazı alanı hemen Dalyan Gölü‘nün karayolu ile bölündüğü ve doğu tarafında kalan Taşaltı Gölü kenarında kalıyor.

enez-gezilecek-yerler

Kral Kızı Bazilikası kazı alanı

Bu mevkide yapılan kazı çalışmaları sonucu bazilikanın şu ana kadar 7 adet yapı safhası geçirdiğini ve en eski yapı katının Roma dönemine kadar uzandığı anlaşılmış. Kral Kızı Bazilikası’nın temellerinde ise 10 adet altın sikke bulunmuş. Bu durumdan dolayı son yapı safhasının 12. yüzyıla ait olduğu kanıtlanmış.

enez-gezilecek-yerler

Kral Kızı Bazilikası

Kral Kızı Bazilikası’nda en ilgimi çeken şey, yapının orta kısmında bulunan taban seviyesinin de altında olan ve kayaya 3 taraftan oyulmuş bir çeşme oldu.

enez-gezilecek-yerler

Bazilikanın orta kısmındaki çeşme

Kral Kızı Bazilikası’na bahsettiğim tepeden aşağıya inerek ulaşmama rağmen bilgilendirme yazısının olduğu yere gittiğimde “Şantiye alanıdır, girilmez” yazısı ile karşılaştım. Meğer giriş diğer taraftanmış. Diğer taraf dediğim yer, kaldırım taşlarından yapılmış uzunca bir yürüyüş yolu. Bu yoldan aynı zamanda Enez – Keşan Yolu’na çıkılıp sol tarafa doğru gidildiğinde tekrar ilçe merkezine ulaşılıyor. Hem yolu tam olarak kestiremediğim hem de yolu uzatmak istemediğim için diğer taraftan devam edip merkeze geldim.

Enez’deki Göller : Enez seyahatimde benim gördüğüm göller yukarıda bahsettiğim Taşaltı Gölü ve bu gölün diğer tarafında bulunan Dalyan Gölü‘dür. Bu göllerin dışında Manyas Gölü’nden sonra en büyük kuş cenneti olan Gala Gölü bulunuyor. Özellikle bahar aylarında göçmen kuşların görsel şölenlerini kesinlikle izlemek tavsiye ediliyor. Gala Gölü tarafına yolum düşmese de Taşaltı Gölü’nde de yine göçmen kuşları izleme fırsatı buldum.

İngiliz Kışlası : Burası aslında bir Osmanlı kervansarayı olmasına rağmen I. Dünya Savaşı sırasında İngilizler tarafından kışla olarak kullanıldığı için İngiliz Kışlası adı ile bilinir. Enez’e 2000 yılında geldiğimde, kışla etrafında parmaklıklar yoktu ve arkadaşlarımla içine kadar girebilmiştim. O zamanlar içinde birçok incir ağacı ve büyükçe bir baykuş gördüğümüzü hatırlıyorum. Enez Sahil kısmında bulunuyor.

enez-gezilecek-yerler

İngiliz Kışlası

Bu saydığım tarihi yerler dışında yine kaldığım yere yakın bir yerde (Gazi Ömer Bey Mahallesi) bulunan Roma dönemi villası ve ilçe merkezinde bulunan antik bir cadde de bulunuyor. Tabi bunları görmeye fırsatım olmadığı için resim atamıyorum.

Altınkum Plajı : Enez tatilimin asıl sebebi olan yere geldi sıra. Buranın denizi dünyada kendi kendini yenileyebilen (temizleyebilen) birkaç yerden biriymiş. Denize girdiğiniz andan itibaren çok büyük oranda kum. Denizi inanılmaz temiz. Resmen balıklarla birlikte yüzüyorsunuz. Hatta bazen yüzerken az ileride kefal boyutunda, belki biraz daha büyük balıkların zıpladığını görebiliyorsunuz.

enez-gezilecek-yerler

Enez Altınkum Plajı

Daha önceleri genelde Ağustos aylarında hep Enez’e gelirdim. Ama anladım ki Enez için bence en ideal mevsim Eylül ayıymış. Çünkü, bir kere Enez’in başbelası sivrisinekler Eylül ayında yok denecek kadar az. Sonra plaj Temmuz ve Ağustos aylarına göre fazla kalabalık değil ve dolayısıyla deniz daha da temiz. Daha da önemlisi, Eylül ayında güneş yakıcı değil. Bu sebepten beyaz tenli biri olarak hiç güneş kremi kullanmama gerek kalmadı. Ayrıca, burası çok rüzgar almasına rağmen denizi bazen çarşaf gibi oluyor. Bonus olarak, plajda güneşlenirken tam karşınızda Yunanistan’ın Semadirek Adası’nı görebilirsiniz.

Altınkum Plajı aynı zamanda sabah yürüyüşleri için de mükemmel bir rota. Mesela Aqua Beach Otel ile sağ taraftaki plajı ayıran kanalın oradan sağ tarafa doğru ta limana kadar olan yol 5 km’den fazla. Ben sabah erken saatte bu yolu gider gelirdim, sonra denize girip çıktıktan sonra eve gelip kahvaltımı yapardım. Tavsiye ederim. Limana kadar yürümeseniz bile Trakya Üniversitesi’nin dinlenme tesislerine kadar da gidilebilir.

Aşağıda sabah ve akşam vakitlerinde plajda çektiğim videolardan oluşan galeriye göz atabilirsiniz.

[GEZİ TARİHİ : 4-9 Eylül 2016 ]

One yorum

  1. Yıllardır Enez’de yaşarım ama ben bile sizin anlattığınız çoğu yeri bilmiyorum :)

Yorum Yap

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

WpCoderX