glasgow-gezilecek-yerler

GLASGOW GEZİ NOTLARIM

Glasgow bilindiği gibi İskoçya’nın en büyük şehri; ama gezilip görülecek yerler bakımından kesinlikle bir Edinburgh değil. Zaten buraya tatilimi planlamadan önce gerek internetten edindiğim bilgileri gerekse tanıdığım İskoçyalıların söylediklerini bir araya getirerek bir gün konaklamanın yeterli olacağı sonucuna vardım.

  • ULAŞIM

Manchester’dan Glasgow’a Ulaşım

Üç gün öncesinden, Manchesterdan Dublin‘e gittiğim gün Piccadilly Tren İstasyonu’ndan Glasgow Central İstasyonu’na, 30 £ ödeyerek tren biletimi almıştım. Kalkış saatine kadar Nick amcam ile Manchester’da dolaştıktan sonra trene binmek üzere istasyona geldik. Sonra, Left Luggage’tan valizimi alıp trenin kalkacağı platformu ararken aniden gözüme giren sinek ve eczaneden yardım alıp onu çıkartmaya çalışmak bana yirmi dakika kaybettirmişti. Sonunda trenin 14 no.lu platformdan kalktığını öğrenip koşarak kalabalığı yarıp platforma inen merdivenlere tam ayak bastık ki tren geldi. Bir dakikadan az bir süre ile kan ter içinde zar zor kendimi trene attım. İşte Glasgow’a gitmek için ilk adımım bu şekildeydi.

Sonrasında ise akşam üzeri saat 17:15’te kalkan tren, bol tavşanlı ve geyikli yerlerden geçerek sırasıyla Preston, Lancaster, Penrith, Carlisle ve Motherwell’den geçip planlandığı şekilde saat 20:30’da Glasgow Central’a vardı.

İlk kez İskoçya topraklarına ayak basmıştım. Bu saate kadar şöyle geçirdiğim günü değerlendirdiğimde sabah Dublin’de, öğlen Manchester’da ve akşam Glasgow’daydım. Yani bir günde üç ülke topraklarına girişim söz konusuydu.

Edinburgh’dan Glasgow’a Ulaşım

Sanıyorum Edinburgh’dan Glasgow’a ulaşmanın en ucuz yolu Megabus kullanmak. İki şehir arasında yaklaşık 1,5 saat süren yolculuğun ücreti sadece 3 Pound. Megabus’ın kampanyaları olduğunda 1 Pound’a bilet bulmak işten bile değil. Bu otobüsler Edinburgh Bus Station‘dan kalkıyor ve Glasgow’da vardığı nokta ise Buchanan Bus Station.

  • KONAKLAMA

Çalıştığım otelde tanıştığım Patrick’in daveti ile Glasgow’daki tek gecemi onun evinde geçirdim. Bir nevi Couchsurfing gibi. Londra’da aldığım telefon hattı ve interneti sayesinde problem yaşamadan Patrick ile iletişime geçip tren istasyonunda buluştuk ve arabayla Buccleuch Street üzerinde oturduğu eve geldik. Hemen Kurukahveci Mehmet Efendi’den aldığım Türk Kahvesi’ni kendisine hediye olarak verdim.

Kısacası Glasgow’da da bu sayede konaklama için para vermeme gerek kalmadı. Konaklama seçeneklerine ise BURADAN ulaşabilirsiniz.

  • GEZİLECEK YERLER 

 Yine yürüyüş güzergahıma göre anlatacak olursam ;

Forth & Clyde Canal

Yere çakılı tabelaya göre 1768-1790 yılları arasında yapılmış. Burada Free Church College, Park Church Tower, St. Jude’s Church ve University of Glasgow’u panoramik bir şekilde görebileceğimiz bir yer var.

glasgow-gezilecek-yerler

Forth & Clyde Canal

Kelvingrove Park

Ortasından Kelvin Nehri’nin geçtiği bu park University of Glasgow’un hemen yanındadır. İçerisinde çeşitli anıtlar ve bir de anıt çeşme olan yemyeşil bir alan olup gezilmesini tavsiye ettiğim yerlendendir.  Ayrıca Kelvingrove Art Gallery de burada bulunuyor. Sanat galerileri ilgimi çekmediği için girmedim.

glasgow-gezilecek-yerler

Kelvingrove Park

University of Glasgow

1451 yılında kurulan ve İngilizce konuşan ülkeler içinde en eski dördüncü üniversiteymiş. Fırsat bulup gidemesem de Kelvingrove Park içinde bir noktadan bir kısmının resmini çekebildim.

glasgow-gezilecek-yerler

University of Glasogow

Riverside Museum

Burası Glasgow’daki Ulaşım Müzesi. Giriş kapısının hemen üzerinde “2013 Avrupa’da Yılın Müzesi” yazıyor. Aldığım broşürden edindiğim bilgiye göre, iki katlı bu müze içinde üç binden fazla obje varmış. Antika arabalar, lokomotifler vs. bu müzenin ana teması. Bana göre tamamen hayal kırıklığı olan bu müzenin Avrupa’da nasıl yılın müzesi seçilmiş olduğunu gerçekten çok merak ediyorum. Giriş ücretsiz bu arada.

glasgow-gezilecek-yerler

Müze içinden bir bölüm

The Tall Ship

Riverside Museum’un hemen arka tarafında Clyde Nehri üzerinde duran ve 1896 yılında inşa edilmiş bir kargo gemisidir. Bunu görünce aklıma hemen Greenwich’teki Cutty Sark geldi.

glasgow-gezilecek-yerler

The Tall Ship

Bu bölgede işim bittikten sonra birkaç kilometre yürüyüp Buccleuch Street üzerindeki eve geldim. O kadar çok yürümüştüm ki artık vücüdum titriyordu. Biraz dinlendikten sonra bu kez yönümü biraz doğuya çevirdim.

Buchanan Street

Bu cadde alışveriş mağazalarının olduğu hareketli bir cadde. Ayrıca Hard Rock Glasgow da burada bulunuyor.

George Square

Bu meydanda dikkatimi en çok çeken şey, buhar makinasının mucidi James Watt’ın heykeli oldu.

glasgow-gezilecek-yerler

George Square

City Chambers

James Watt heykelinin az ilerisindeki tarihi belediye binasıdır.

City Hall

Orta Çağ’da tüccarların uğrak yeri olan ve günümüzde Merchant City olarak adlandırılan yerde Merchant Square’de yer alan City Hall binası çeşitli etklinlikler için kullanılıyor.

City Hall binasından biraz daha ilerleyip ana cadde olan High Street’e ulaştım. Kuytu bir yerde haritama bakıp yukarıya, Castle Street’e doğru ilerleyip Glasgow Katedrali’ne geldim.

Glasgow Katedrali

12. yüzyılın sonlarına doğru tamamlanan bu katedral, bugüne kadar gördüğüm en ilginç katedral. İki katlı ve sanki bir sarnıç gibi. Kesinlikle görülmesini tavsiye ediyorum.

glasgow-gezilecek-yerler

Glasgow Katedrali’nin alt katına inerken..

Glasgow Nekropolü

Katedralin hemen yanında bulunan bu mezarlık alanda 3500 den fazla türbe ve yatmakta olan 50 bin civarı kişi varmış. Zamanım kısıtlı olduğu için katedral civarından şöyle bir göz gezdirmiştim.

glasgow-gezilecek-yerler

Glasgow Necropolis

Yukarıda saydığım yerler dışında gezilip görülecek başka yerler de olmasına rağmen, öğleden sonra saat üç buçuk gibi Celtic Park’ta Anthony ile buluşacak olmam gerekiyordu. Gezilecek yerler başlığı adı altında saydığım yerleri yarım günde gezebildim ve sonradan hesaplamalarıma göre Glasgow içinde tüm zamanların rekorunu kırarak tam 18 kilometrelik yol yürümüşüm.

  • YEME – İÇME

Daha sonra çantamı eve bırakıp yemek için, aynı caddenin sonunda bulunan önceden rezervasyon yaptırdıkları The Wee Curry Shop adlı Hint Restorantı’na gittik. Orada bize Patrick’in arkadaşı ve aynı zamanda Celtic Futbol Kulübü’nün Head of Learning Programı başkanı Anthony Russell ile Patrick’in kardeşi Kevin de eşlik etti. İlk defa bir Hint restorantında yemek yiyecektim. Onların tavsiyeleri doğrultusunda menüden Chicken Breast Curry aldım. Yani, tavuğun göğüs kısmının ağır ateşte pişirilip özel bir sos içinde servis edildiği bir tür yemek. Özellikle sosuna ekmek banmak güzeldi. Ancak fazla yiyince biraz mide bulandırıyor gibime geldi. Yine de beğendim. İçecek olarak ise kırmızı şarap söylemişlerdi.

Onlardan öğrendiğime göre Birleşik Krallık topraklarındaki en iyi Hint restorantları Glasgow’da bulunuyormuş. Muhabbet sırasında ayrıca geçen yıl 18 Eylül’de İskoçya’nın Birleşik Krallık’tan ayrılması için referandum yapılacağını ilk onlardan öğrenmiştim. Yani, Türk televizyonlarından önce ilk benim haberim vardı :)

İçecek konusunda ise şunu söylemeden geçemeyeceğim. Bilindiği gibi Birleşik Krallık genelinde musluktan su içilebiliyor. Ancak Glasgow’da musluktan içtiğim su, bugüne kadar hayatımda içtiğim en güzel suydu. Bizdeki Erikli’nin buz gibi ve on kat daha güzel olanı düşünün, o derece.

  • İSKOÇYALILARLA ANLAŞMADA DİL PROBLEMİ OLUYOR MU?

Bir kere İskoçyalıların hemen hepsi İngilizce biliyor. İlk başta alışık olduğumuzdan farklı telaffuz şekilleri bizi biraz şaşırtsa da kısa sürede alışıyorsunuz. Örneğin, “I’m fine” derlerken ağızlarından “A’m fein” ve “How are you” derken “Hou ar ye” gibi bir telaffuz çıkıyor. Bunun başka örnekleri de var. Ancak kendi aralarında konuştukları İskoçça’yı ise anlamak mümkün değil gibi bir şey.

Günün diğer yarısında Celtic FC’nin izini nasıl sürdüğümü ise ŞU YAZIDA okuyabilirsiniz.

[GEZİ TARİHİ : 6-7 Mayıs, 2014]

5 yorum

  1. Glasgow gerçekten Edinburgh’un gölgesinde kalmasına rağmen keşfetmeye değer bir şehir. Özellikle University of Glasgow ve Grafittiler benim favorimdi. Çok güzel bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık.

    • Sequ'nun Seyahatnamesi

      Merhabalar,

      Bu soru yapmak istediğiniz aktiviteye göre değişir. Ama gezilecek yerler bakımından ben Edinburgh’u daha çok beğendim.

  2. 6 yildir Glasgow’da yasiyorum. Gecen yil ilk kez Riverside Museum’a gittim. Internette okudugum birkac yazida bu muzeyi ove ove bitiremiyorlar. Ancak ben de pek begenmedim.

Yorum Yap

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

WpCoderX