saraybosna-gezilecek-yerler

SARAYBOSNA GEZİ NOTLARIM

Yine tarihimizde önemli bir yere sahip coğrafyalardan Saraybosna’ya gelmişti sıra. Bosna Hersek’in başkenti olan Saraybosna ya da Sarajevo, ülkenin hem en geniş şehri hem de idari, ekonomik, kültürel ve sportif merkezidir. Bu yazımda, 3 gece konakladığım Saraybosna ile ilgili aldığım notları ve gözlemlerimi harmanlayarak anlatmaya çalışacağım.

  • MOSTAR’DAN SARAYBOSNA’YA ULAŞIM

Daha önce Mostar yazımda bahsettiğim gibi, buradan Saraybosna’ya otobüs ile ulaşımda son araç 18:15’te kalkıyor ve taşıyan firmanın ismi Autoprevoz. Mostar – Saraybosna tek yön için bilete, bagaj emanet de dahil 12 Euro ödemiştim.

Saraybosna’da iki tane otobüs terminali bulunuyor. Biri merkeze daha yakın olan Autobusna Stanica (Ana Terminal), diğeri de Autobusna Stanica Istočno (Doğu Terminali) olarak geçiyor. Ana terminalden merkeze yürüyerek 35-40 dakikada ulaşılırken, Doğu Terminali ise taksiyle yaklaşık 20-25 dakika sürüyor. Mostar’dan binilen 18:15 otobüsü ise bu ana terminale geliyor.

  • SARAYBOSNA’DAN BELGRAD’A ULAŞIM ALTERNATİFLERİ

Saraybosna’dan Belgrad’a ulaşım konusunda genel olarak 2 yol bilinse de aslında 3. bir yol daha var :

  1. Saraybosna’dan Belgrad’a otobüs ile gitmek istiyorsanız ve ana otobüs terminalinden binecekseniz, tek otobüs sabah saat 06:00’da kalkıyor. Bu saatte binildiğinde Belgrad’a saat 13:10 gibi varılması planlanıyor. İki şehir arasındaki mesafe yaklaşık 300-350 kilometre olmasına rağmen otobüsler belli bir hızı geçemedikleri için bu kadar uzun sürüyor. Buradan Belgrad’a ulaşım için tek yön otobüs bileti ücreti ise 47 KM yani yaklaşık 24-25 Euro.
  2. Saraybosna’ya gelmeden ana terminalden binerim diye düşünürken 3. seçenekte anlatacağım Taxi Travel ile iletişime geçmem ve nihayetinde rezervasyon yapmama rağmen gelmemeleri yüzünden mecburen, kaldığım otelin resepsiyonundaki adamın da olağanüstü yardımları sayesinde hiç istemediğim Doğu Terminali’ne gittim. Resepsiyon, terminali arayıp Belgrad’a gidecek otobüsün saat 09:45’te kalktığını söyledi. Sanıyorum, öğleden sonra 12:30 ve 15:00’da da otobüs vardı. Hemen resepsiyon yardımıyla bir taksi çağırdım ve saat 09:41’de Doğu Terminali’ne vardım. 15 dakika süren yolculuk 9,60 KM tuttu ve şoför, verdiğim 5 Euro’yu kabul etti. Hemen terminalden 09:45 Belgrad otobüsü için bilet aldım ve Tek yön ücret 40,50 KM tuttu. Üzerimde Bosna Markı olmadığı için Euro almayı kabul ettiler ve 23 Euro aldılar. Bagaj ücreti olarak da 1 Euro istediler. Gözlemlerime gelirsek, Belgrad’a giderken Doğu Terminali’ni kullanmayı kesinlikle tavsiye etmiyorum. Otobüs en ufak istasyonda bile durdu. Hatırladığım kadarıyla, her bir saat içerisinde en az 2-3 kez durmuştur. Bu duraklamalar, kimi zaman 5 dakika kimi zaman 15-20 dakika şeklindeydi. Toplamda ise Belgrad’a vardığımda tam 8,5 saat geçmişti.
  3. Az bilinen son yöntem ise Taxi Travel denen şirket. İnternet araştırmalarım sonucu bulduğum ve ucuz, hızlı ve güvenilir şeklinde bir çok yorumu olan bu şirket, Saraybosna’da sizi kaldığınız yerin önünden alıyor ve tam 5 saatte Belgrad’a ulaştırıyor. Otobüs ile bu yol en az 7-8 saat sürüyor. Bu şirket, ücret olarak ise 20 Euro istiyor. Sabah 08:00 ve akşam 17:00’de olmak üzere Belgrad’a iki seferleri var. Rezervasyon yapmak ise çok basit. Kendilerinin Facebook sayfasına girip mesaj yazıyorsunuz. Hemen dönüş yapıyorlar. Herşey bu kadar güzel iken ve kendilerinden defalarca rezervasyonumda sorun olmadığı hakkında cevaplar almama ve rezervasyon günü saat 08:00’de hostelin lobisinde saat 09:00’a kadar beklememe rağmen gelmediler. Telefonla irtibata geçtim. Önce saat 08:30’da trafikten dolayı geciktiklerini söylediler ve en sonunda saat 09:00’da ise rezervasyonumu yanlışlıkla ertesi güne yaptıklarını söyleyip beni inandırmaya çalıştılar. Bunun dışında, özür dileyerek akşam 17:00 arabasına davet ettiler ama benim için çok geç olduğundan kabul etmedim. Sonuçta, kendi suçları olduğunu ısrarla kabul ederek, bana kendi imkanlarımla Belgrad’a gidip orada kendileriyle iletişime geçtiğim takdirde onları affetmem için, yaptığım masrafı ödemeyi teklif ettiler. Ve sonuç olarak, Belgrad’a gittiğimde 20 Euro’yu kaldığım hostele bıraktılar. Yani, Saraybosna’dan Belgrad’a ulaşım için cebimden çıkan ücret, hemen hemen Doğu Terminali’ne giderken ödediğim taksi parasının birkaç Euro fazlasına eşitti diyebilirim. Bu durumun bana tek olumsuz katkısı ise zaman kaybıydı.

Aslında Saraybosna’dan Belgrad’a ulaşım için dördüncü bir yol daha var ama kesin emin olamadığımdan dolayı tavsiye edemiyorum. Gerek internetteki yabancı kaynaklardan araştırdıklarıma göre gerekse hostel resepsiyonunun söylediğine göre Ferhadiye Caddesi’nden Centrotrans adlı firma gidiyormuş. Ama Ferhadiye’den mi yoksa otobüs terminalinden mi kalktığını bilmiyorum.

  • PARA BOZDURMA

Bir önceki yazımda 1 Euro’nun 1.95 KM’ye eşit olduğunu, ancak yerine göre 1.90, 1.80 gibi kurlardan hesaplanabildiğinden bahsetmiştim. Saraybosna’da para bozdurma işlemini herhangi bir bankadan ya da postanelerden yapabilirsiniz. Bir yerde, ana otobüs terminalinde de bir döviz bürosu olduğunu okumuştum ama olup olmadığına dikkat etmedim. Ben ise, hostele ücreti Euro olarak öderken para üstünü KM olarak almıştım ve döviz bozdurmama gerek kalmamıştı.

  • KONAKLAMA

Saraybosna’da konaklama tercihim 3 gece kaldığım Youth Hostel Ferijalac olmuştu. Youth Hostel dediğine bakmayın, iki tane yaşlı amca işletiyor. Ama gayet yardımsever insanlar. Rezervasyon yapmak için bu LINK‘e gidebilirsiniz.

Lokasyona gelince, bir kere bu hosteli seçmemin başlıca sebebi, ana otobüs terminaline 10-15 dakika, Başçarşı’ya ise 25 dakika yürüme mesafesinde olmasıydı. Buraya ulaşmak için, otobüs terminalinden ana caddeye çıkıp sola ileriye doğru hiç bir yere sapmadan dümdüz gidiyorsunuz. Geçtiğiniz caddeler sırasıyla Put Života (terminalin hemen yanındaki cadde) ve Kranjčeviceva. Dediğim şekilde otobüs terminalinden çıktıktan sonra bu caddeleri düz bir şekilde geçip “People’s” adlı cafeyi bulana kadar yürüyüyorsunuz. Bu cafenin hemen yanında 161 basamaklı merdivenleri çıkıp sola dönüyorsunuz. Biraz ilerledikten sonra yolun ikiye ayrıldığı bir yer göreceksiniz. Buraya gelir gelmez Ferijalac Hostel hemen sağ tarafta görünecektir.

Konaklama şekli ve fiyat kısmına gelirsek şunları söyleyebilirim : Rezervasyonumu 6 kişilik odada tek yatak şeklinde ayarlamıştım. Ancak, hostele vardığımda resepsiyondaki amca “Sen var Turkiş” deyip beni TV’si ve banyosu olan iki kişilik gayet güzel bir odaya fiyat farkı almaksızın verdi. 3 gece için ücret olarak kahvaltı hariç 34,50 Euro verdim. O sırada, benim gibi Mostar’dan otobüsle gelen Adanalı bir arkadaş gelince ikimizi aynı odaya verdi. Yurt dışı seyahatlerimde ilk defa Türkiye’den biriyle aynı odada kalmıştım. Sonuç olarak, kendisi gerçekten iyi anlaşabildiğim, bilgi dolu bir gezgin arkadaştı.

Hostele vardığımda yola çıkalı neredeyse 1 hafta olmuştu ve bir türlü adam akıllı siyah çay içmek nasip olmamıştı. O güne kadar kaldığım diğer yerlerde ya aromalı çaylar vardı ya da Turski Çay (Türk Çayı) adı altında tadı çok kötü çaylar satılıyordu. Resepsiyondaki adam sıcakkanlı çıkınca, çay istediğimi söyledim. O da, lobide oturan ve sanıyorum birkaç gündür orada kalan başka Türklere seslenip benim için çay söyledi. Sağ olsunlar çantamı odaya bırakıp lobiye indiğimde bana hemen çay verdiler. Yol yorgunluğumu üzerimden atmak için aşağıya inip bu kişilerle bayağı muhabbet ettim. Kendileri Konya Selçuk Üniversitesi’denmiş ve araştırma için Saraybosna’ya gelmişlerdi. Gayet verimli, bilgi dolu, güzel muhabbetler etmiştik. Kendileri, bu yazımı okurlarsa selam ederim.

  • SARAYBOSNA GEZİLECEK YERLER

Her ne kadar Saraybosna’da 3 gece kalsam da acelesi olanlar için aslında 1 günde gezilecek bir yer. Otobüs durumlarını da göz önüne katarsak, en az 2 gün kalınmasını tavsiye ediyorum.

Başçarşı : Boşnakça’da Baščaršija denen bu yer, Saraybosna’nın merkezidir. Fatih Sultan Mehmed döneminde İsa Bey’in imar ettiği bölge zamanla ticaret merkezi haline gelip büyüyerek çarşı, pazar haline gelmiş. Ayrıca, uzun süre Bosna sancak beyliği yapan Gazi Hüsrev Bey tarafından da ilk han ve dükkanlar bu bölgeye yapılmış.

Başçarşı’nın altın çağını yaşadığı tarih dilimi ise 17. yüzyıl başlarıymış. Bu bölge, o dönemler sadece Saraybosna’nın değil tüm Balkanların en büyük ticaret merkeziymiş. Daha sonra Habsburglar bölgeye gelip Saraybosna’nın büyük bölümünü yakıp yıkmışlar. Başçarşı tekrar inşa edilse de 1857’de çıkan yangınla bir kez daha zarar görmüş.

Saraybosna’nın en turistik yeri olan Başçarşı’da gerek yeme içme gerekse hediyelik eşya, ıvır zıvır satılan, sağlı sollu bir sürü dükkan yer alıyor.

saraybosna-gezilecek-yerler

Başçarşı Meydanı

Sebil : Başçarşı’nın simgesi olan Sebil, 18. yüzyılda Bosna Valiliği yapan Mehmed Paşa tarafından 1754 yılında yaptırılan bir çeşmedir. Eski eserlerin makus talihi olan yangından zarar görme vakası Sebil için de geçerli olmuş ve yapılışından yaklaşık yüz yıl sonra bu sebepten dolayı yıkılmış. Şu an Başçarşı’ya hemen girişte ortada bulunan Sebil 1913 yılında Alexander Wittek isimli bir mimar tarafından dikilmiş.

saraybosna-gezilecek-yerler

Başçarşı Sebili

Başçarşı Camii : Yakınındaki bilgiye göre, bu camii 1528 tarihinden daha önceleri ahşap kubbeli olarak yapılmış; ancak kubbesi 1697 yangınında zarar görünce taş kubbe olarak ta 1900’lerin ortalarında yeniden yapılmış. Başçarşı Camii’ye aynı zamanda Hacı Durak Camii de deniyor.

saraybosna-gezilecek-yerler

Başçarşı Camii

Gazi Hüsrev Bey Camii : Sanıyorum tüm Bosna Hersek’teki en önemli camilerden biridir. Uzun süre Bosna sancak beyliği yapan Gazi Hüsrev Bey tarafından 1531 yılında yaptırılmıştır. Birçok yerde gördüğüm yazılarda bu caminin Mimar Sinan tarafından yapıldığı yazıyor. Ancak, detaylı araştırmalarım sonucu öğrendiğim bilgiye göre İran kökenli Acem Esir Ali adlı bir Osmanlı mimarı tarafından yapıldığı tahmin ediliyormuş.

Evliya Çelebi ise, Seyahatname’de bu camiinin kalabalık cemaatiyle gece gündüz dolu olduğunu ve o dönemde vakıfları çok olduğundan kışın soğuk havalarda bile cemaat rahat abdest alsın diye büyük kazanlarda sular kaynayıp şadırvandan sıcak sular akıtıldığını söylüyor. Ayrıca bu camiinin gaza malıyla yapıldığını bu sebeple bir ruhaniyetli camii olduğundan bahseder. Bu arada, bir Bosna Hersek klasiği olarak camiinin girişi 3 KM.

saraybosna-gezilecek-yerler

Bedesten tarafından Gazi Hüsrev Bey Camii

Camiinin ilk girişinde sağ tarafta küçük bir mezarlık, sol tarafında bir abdesthane, ortada çok tatlı bir şadırvan ve çevresinde, bunaltıcı sıcakta müthiş gölge veren üç beş tane ağaç bulunuyor. Buradaki şadırvanın ve Evliya Çelebi’nin bahsettiği caminin hemen dış duvarındaki sebilden akan sudan ve hatta değişik birkaç yerdeki çeşmelerden sular içtim, hakikaten bakkallarda, marketlerde satılan sulardan kat kat daha iyi. Tavsiyem o ki, Bosna Hersek’e gelirseniz suya kesinlikle para vermemelisiniz.

saraybosna-gezilecek-yerler

Gazi Hüsrev Bey Camii avlusundaki şadırvan

Cami avlusunda bu saydığım yerler dışında ise şadırvanın az ilerisinde köşede ise Gazi Hüsrev Bey’in türbesi bulunuyor.

Caminin hemen karşısında ayrı bir avlulu bölüm var. Bu avluya girer girmez karşımıza çıkan yer Gazi Hüsrev Bey Medresesi -ki buraya kubbeleri kurşun örtülü olduğundan aynı zamanda Kurşunlu (Kuršumlija) Medrese de deniyor, sağ tarafındaki yapı Gazi Hüsrev Bey Hankâh‘ı ve sol tarafında ise Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi ve Müzesi yer alıyor. Müze ve kütüphaneye giriş için 3’er KM para istiyorlar.

saraybosna-gezilecek-yerler

Gazi Hüsrev Bey Medresesi (Kurşunlu Medrese)

Saat Kulesi : Gazi Hüsrev Bey Camii girişinin hemen arkasında kalıyor. Yani camii ile karşılıklı bir konumda. Boşnakça’da Sahat Kula deniyor. Saat Kulesi’nin tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmese de bu kuleden ilk bahseden kişi yine Evliya Çelebi’ymiş.

saraybosna-gezilecek-yerler

Saat Kulesi

Gazi Hüsrev Bey Bedesteni : Bizdeki İstanbul Kapalıçarşı’nın minyatürü gibi bir kapalı çarşıdır. Boşnakça’da bedestene “bezistan” deniyor. Yine buraya yakın olan ve 1551 yılında Vezir Rüstem Paşa tarafından yaptırılan Bursa Bedesten‘i (Brusa Bezistan)  yer alıyor.

saraybosna-gezilecek-yerler

Gazi Hüsrev Bey Bedesteni’nin dış görünüşü

Ferhadiye Camii : Yine 16. yüzyıldan kalma bir Osmanlı camisidir. Gazi Hüsrev Bey Bedesteni’ne yakın bir yerdedir.

Morića Han : Yine Başçarşı’da bulunan önemli yerlendendir. İçinde çeşitli cafelerin yanı sıra, kilim vb. eşyalar satan dükkanlar da bulunuyor.

Taşlıhan : Tam olarak Gazi Hüsrev Bey Bedesteni’nin arkasında kalan Taşlıhan, bir zamanlar içinde bir camiinin, çeşmenin ve çeşitli dükkanların bulunduğu bir han imiş. Ancak, çeşitli zamanlarda meydana gelen yangınlar sebebiyle zarar görmüş ve 1879 yılında tamamen yıkılmış. Şu an, Taşlıhan’ın bulunduğu yer adeta bir arkeoloji sit alanı gibi bir yerdir.

saraybosna-gezilecek-yerler

Taşlıhan

Latin Köprüsü : Bu köprü 16. yüzyıldan yapılan bir Osmanlı Köprüsü’dür. Bu köprünün dünyaca ünlü olmasını sebebi, tarih derslerinde de gördüğümüz üzere 28 Haziran 1914 yılında Avusturya-Macaristan Arşidükü Franz Ferdinand’ın tam bu noktada suikast sonucu öldürülmesi ve akabinde I. Dünya Savaşı’na sebebiyet vermesidir. Köprünün hemen başında, bunu simgeleyen bir camlı pano yer alıyor.

saraybosna-gezilecek-yerler

Latin Köprüsü

Miljacka Nehri : Saraybosna şehrinin ortasından geçen uzun, ancak gördüğüm kadarıyla debisi az olan bir nehirdir.

Saraybosna 1878-1918 Müzesi : Latin Köprüsü’nün tam karşısında bulunan ve sadece giriş katı olan bu küçük müzede Avusturya-Macaristan Arşidükü Franz Ferdinand ve eşi Sophie’nin kullandığı eşyalar, çeşitli dönemlerden kalma silahlar, fotoğraflar ve ortada Franz Ferdinand ve eşinin maketi bulunuyor. Müzeye giriş için 4 KM istiyorlar ve burada geçireceğiniz süre maksimum 15-20 dakika. Bence verilen paraya değmeyen ve içine girmezseniz hiçbir şey kaybetmeyeceğiniz bir müze. Müzenin içini aşağıda çektiğim videoda izleyebilirsiniz.

Hünkar Camii : 15. yüzyılda yapılan bu camii, Saraybosna Müzesi’nin sol çaprazında nehir kenarına yakın bir yerde bulunur. Bu camii aynı zamanda İmparator Camii ve Fatih Sultan Mehmed Camii olarak da geçer. Evliya Çelebi ise “Seyahatname”de bu camiden “Hünkar Camii” olarak bahsediyor. Yine Evliya Çelebi, bu camiinin önünde yer alan köprünün Hünkar Köprüsü olduğunu söylüyor, ancak bu köprünün günümüzde izi kalmamıştır. Şu an onun yerinde bulunan başka bir köprü de yine Hünkar Köprüsü isminde. (Careva Cuprija).

Caminin orta büyüklükte bir avlusu ve az ilerisinde bir mezarlık var. Hünkar Camii Haziresi olarak geçen bu yerde, orada defnolunmuş kişilerin isimleri ve yaşadığı tarihler yazıyor. Yanlış hatırlamıyorsam, defnolunan kişiler çoğunluklar 18. ve 19. yüzyılda yaşamış olan kişilerdi.

saraybosna-gezilecek-yerler

Hünkar Camii

Bu Hünkar Camii’nin yakınlarında yine tatlı suyu olan bir sebil çeşme yer alıyor. Boş şişeniz varsa buradan su doldurun.

Hünkar Camii’nin arka tarafında biraz ileride ise 1914 yılında yapılmış Padovalı St. Anthony Katolik Kilisesi bulunuyor.

Ali Paşa Camii : Kaldığım hostel tarafından geldiğimde Kranjčeviceva ve Maršala Tito Caddeleri’nin birleştiği yerde köşede yer alan bir camiidir. 1561 yılında yaptırılan bu camiinin önünde yer alan türbede ise Ali Paşa gömülüymüş.

saraybosna-gezilecek-yerler

Ali Paşa Camii

Belediye Binası : 19. yüzyılın sonlarında yapılmış bu bina günümüzde Milli Kütüphane olarak kullanılıyor. II. Dünya Savaşı’ndan sonra kütüphaneye dönüştürülen bu binanın 1992 yılında bombalanması sonucu içindeki koleksiyonların büyük bir kısmı yanmış. O dönemden sonra yapılan restorasyonlarla ancak 2014 yılında tekrar hizmete girebilmiş.

saraybosna-gezilecek-yerler

Belediye Binası / Milli Kütüphane

Çıkrıkçı Müslihiddin Camii : Belediye binasını geçip ilerleyince Başçarşı’ya girmeden, Sebil’in hemen karşısında yer alan camidir. Boşnakçası “Čekrekčijina džamija” olan bu cami 1526 yılında yapılmış.

saraybosna-gezilecek-yerler

Çıkrıkçı Müslihiddin Camii

İsa’nın Kutsal Kalbi Katedrali : Ferhadiye Caddesi’nin çok yakınında yer alan küçük bir meydan üzerinde bulunuyor. Edindiğim bilgilere göre 1889 yılında yapılmış. Katedralin içine giremedim, çünkü gittiğimde kapısı kilitliydi.

saraybosna-gezilecek-yerler

İsa’nın Kutsal Kalbi Katedrali

Sırp Ortodoks Katedrali : 1872 yılında yapılmış olan bu katedrali detaylı incelemediğim için hakkında fazla bilgi sahibi değilim. Bu katedralden daha eski olan ve 1539’da yapılmış olan bir Ortodoks Katedrali de Başçarşı yakınlarında var.

saraybosna-gezilecek-yerler

Sırp Ortodoks Katedrali

Svrzo Evi : 18. yüzyılda yapılmış eski bir Osmanlı evidir. Svrzo denen bir ailenin yaşadığı evdir. Giriş 3 KM.

Kazandžiluk Caddesi : Başçarşı Meydanı’nın yanındaki bu caddede bakır ve alüminyum vs. den yapılmış eşyalar satılıyor. En dikkat çekenleri ise çay ve kahve setleri. Yine tip olarak buraya benzer Kujundžiluk Caddesi de gezilebilecek yerler arasında. Tam bir Osmanlı çarşı pazarı.

Vječna Vatra : Türkçesi “Sönmeyen Ateş” olan bu anıt, II. Dünya Savaşı’ndan sonra Saraybosna’nın kurtuluşu için dikilmiş bir anıttır. Saraybosna’nın kurtuluşunun yıl dönümünde 6 Nisan 1946’da dikilmiş.

saraybosna-gezilecek-yerler

Sönmeyen Ateş

Atmeydan Park : Hünkar Camii yakınlarında bulunan bir gölgelikli, Miljacka Nehri manzaralı oturakların olduğu bir parktır. Aklınızda bulunsun, bu parkta hangi cafeden çektiğini bilmesem de ücretsiz wi-fi bulmuştum.

Atmeydan Parkı’nın hemen arkasında ise Bosna Hersek Savunma Bakanlığı’nın binası yer alıyor.

Aşkenazi Sinagogu : 1902 yılında yapılmış olan bu sinagog, Saraybosna’da faaliyetlerine devam eden tek sinagogmuş ve Avrupa’nın en büyük üçüncü sinagogu imiş. Atmeydanı Parkı’nın az ilerisinde bulunuyor. Giriş ücretsiz.

saraybosna-gezilecek-yerler

Aşkenazi Sinagogu

Saraybosna Güzel Sanatlar Akademisi : İçeriye ziyaret izni var mı bilmiyorum ama ilk görüşte bu binayı katedral sanmıştım.

saraybosna-gezilecek-yerler

Saraybosna Güzel Sanatlar Akademisi

Umut Tüneli : Buraya gitmedim ama Saraybosna seyahatim sırasında tanıştığım bazı kişilerin anlatımına göre burası merkezden tramvayla yaklaşık 40 dakika sürüyormuş. Havalimanı’na yakın yerde bulunan Umut Tüneli’ne gitmek  için ise Ilıca (Ilidža) Durağı’nda inilmesi gerekiyormuş.

Umut Tüneli, kısaca Bosna Savaşı sırasında Sırplar tarafından 4 yıl boyunca kuşatılan şehre yardım sağlamak için kazılmış bir tüneldir. Günümüzde, güvenlik gerekçesiyle çok küçük bir bölümü halka açıkmış.

Saraybosna’da gezip gördüğüm yerler bu kadar. Bu saydığım yerler dışında ayağım çekmediği için gitmediğim, Başçarşı’nın doğu taraflarında kalan Alifakovac Mezarlığı, Vratnik Kapısı ve Aliya İzzetbegoviç Müzesi bulunuyor. Yine Başçarşı’ya çok uzak olmayan Mevlevi Tekkesi ve Hacı Sinan Tekkesi de görülebilecek yerlerdendir.

  • YEME – İÇME

Saraybosna’da ilk yemek yediğim yer, daha doğrusu kahvaltı niyetine gittiğim yer Başçarşı’daki Buregdžinica Dino adlı küçük bir börekçi oldu. Burada 1 porsiyon kıymalı Boşnak böreği + yarım porsiyon peynirli börek + 2 bardak çaya toplam 7 KM para ödedim. Fiyat için uygun diyebilirim. Gayet lezzetliydi.

Yine bir akşam vakti Başçarşı Meydanı’ndan fazla uzak olmayan bir yerde döner yemiştim. Gayet doyurucu döner ve 1 kola için 6,5 KM ödemiştim.

Onun dışında Gazi Hüsrev Bey Camii’ne yakın bazı yerlerde de cevabi’yi deneyebilirsiniz.

Son olarak, hostelde çay içtiğim arkadaşlar da, Miljacka Nehri boyunca devam edip Başçarşı’ya gelmeden sol tarafta bir yerde kalan Konyalı Restorant’ı ve çarşı içlerinde kalan Bosna isimli bir yeri de tavsiye etmişlerdi. Bu mekanlar da denenebilir.

  • SARAYBOSNA GECE HAYATI

Saraybosna’da bar, pub tarzı mekanlar sanıyorum Taşlıhan’ın önündeki ana caddeden itibaren başlıyor. Burada gözüme çarpan yerler şunlardı :

City Pub : Burada yerli ve yabancı içkiler dışında bir şeyin satıldığını görmedim. Ya da bana öyle geldi. Rock & Blues çalındığını duyduğum için gitmiştim ama herhangi bir atraksiyon yoktu.

City Lounge : City Pub’ın biraz ilerisinde yer alan bu mekan City Pub ayarında gibime geldi.

Cheers Pub : Burası City Lounge’ın karşısında bulunan sokakta yer alıyor. İçeceklerin yanı sıra pizza ve et tarzı yemekler de yenebiliyor.

Sloga : Haritada Cinemas isminde görünen bu gece kulübü Mehmeda Sipahe Caddesi’nde bulunuyor. Belki yanımda bir kişi olsa giderdim.

Underground Club : Sönmeyen Ateş anıtına gelmeden sağ tarafta bir ara sokakta bulunan bu mekanda canlı rock ve jazz müzik yapılıyor. Foursquare yorumlarını okuyarak gitmeye karar verdiğim bu mekanda içeriye giriş ücretsiz, ancak pek fazla kişi olmadığından girmekten vazgeçmiştim. Bilmiyorum belki de biraz erken gitmiştim.

Libris : Bu mekanda da nargile, çay, kahve, salep vs. şeyler içilebiliyor. Tavla oynayanları bile görmüştüm. Bu mekanda sanıyorum alkollü ürünler satılmıyor.

Evet, Saraybosna’da kaldığım süre boyunca gördüklerim, gözlemlediklerim bunlar oldu. Bir sonraki yazımda yine 3 gece kalacağım Belgrad’ı tüm anlatmaya çalışacağım.

[GEZİ TARİHİ : 22-23-24 Mayıs 2016]

4 yorum

  1. Serkan kardeşim,
    Bilgi dolu paylaşımın ve samimi yaklaşımın için teşekkür ederim .Ferijalac Youth Hostel deki muhabbet dolu geceyi biz de anıyoruz . Belki bir gun Dunyanin baska bir kosesinde bir demli siyah Türk çayı iceriz hep beraber. Selcuk Üniversitesi’nden selamlar .

  2. Güzel bir rehber olmuş. Basit ve ayrıntılı. Teşekkürler

a Yorum Yap cenk ozturk Vazgeç

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

WpCoderX