atinada-gezilecek-yerler

ATİNA ANCIENT AGORA

Bu yazımda Atina’nın, altıncı yüzyılda kurulan ve bin iki yüz yıl boyunca şehrin ana merkezi olan Agora’dan bahsedeceğim. Öncelikle Agora, pazar yeri, toplanma yeri gibi anlamlara geliyor. Tabi sadece adından anlaşılacağı üzere insanların mallarını alıp sattığı yer olarak değil; aynı zamanda politikanın, ticaretin, felsefenin, dinin, sanatın ve atletizmin merkezi olmuş. Burası aynı zamanda Socrates’in halka hitap ettiği, demokrasinin doğduğu ve St. Paul’un vaaz verdiği yer. Bu çeşitli kullanımı yüzünden Agora’daki yapılar birbiriyle tutarsız olduğu için biraz kafa karıştırıcı. Açıkçası ya rehber eşliğinde gezilmesi ya da detaylı bir araştırma sonucu edinilmiş bilgi ile gezilmesi taraftarıyım. Yine de görülmesi gereken en önemli yapıları ve izlenimlerimi, gözlemlediğim kadarıyla anlatmaya çalışacağım.

  • Nasıl Gidilir?

Agora öncelikle, çok beğendiğim ve hareketli bir yer olan Adrianou Caddesi’ne çok yakın. Metro ile gidildiğinde Monastiraki durağında inilmesi gerekir. Ya da benim gibi önce Acropolis’e gidecekseniz, adını bilmediğim bir yoldan aşağıya doğru ineceksiniz. Bu yol Acropolis’in kuzey girişindeki yol.

Yine Acropolis kombine biletimizi aldığımızdan, buraya ekstra bir ücret vermiyoruz, sadece görevliye kombine biletimizi veriyoruz. O da ilgili kısmı yırtıp bileti bize geri veriyor. Bu arada bilet gişesinin yanında su makineleri var ve Atina’nın genelinin aksine yarım litre su sadece 0,35 €. Parayı atıp ilgili harf ve numaraya basıp (C5 gibi) suyunuzu alıyorsunuz.

  • Gezilecek Yerler

Ancient Agora’da gidiş yönüme göre önemli gördüğüm yapılar sırasıyla şunlar :

Nymphaion

Acropolis tarafından Agora’ya ulaştığım için ilk gördüğüm yapı on birinci yüzyıl yapımı eski Bizans kilisesiydi. Aslında burası Nymphaion’un bulunduğu yer. Nymphaion ise Eski Yunan’da çeşme anlamına geliyormuş. Bu kilise de Nymphaion kalıntıları üzerine inşa edilmiş.

ancient-agora
Nymphaion üzerindeki eski Bizans kilisesi
Middle Stoa

Panathenaic yoldan biraz devam ettiğimde sol tarafta kalan bölüm Orta Stoa (Middle Stoa). Eskiden burası merkezi Agora’nın en önemli kısımlarındanmış. İki tarafında Dor üslubu sütunlar ile birbirine bağlıymış. Tabi şu an sadece bu sütunların yıkık kısımları görülüyor. Görünen sütunlar da pek bir anlam ifade etmiyor gibi.

Middle Stoa..
 
Great Drain

Middle Stoa’dan geçerek bir başka önemli sayılan ve Türkçe’ye çevrildiğinde Büyük Akaç, Büyük Dren gibi anlamlara gelen “Great Drain”i fotoğrafladım. Great Drain, sağanak yağmur yağdığında Acropolis, Areopagos ve Agora’nın toprak tarafından emilemeyen sularını şu an büyük ölçüde kurumuş Eridanos ırmağına yollamak için yapılmış. Bahsettiğim akacın bir kısmı şu şekilde :

great-drain-athens
Great Drain..
Tholos

Daire şeklinde bir blokun ortasında şu an sadece kırık bir sütun bulunan Tholos’un yanındaki levhaya göre, burada her 35-36 gün için çalışan elli üyeli yürütme komitesi toplanırmış. Yani toplamda bir yılda elli kişilik on farklı grup görev alırmış. Kelime anlamı ise arı kovanıymış.

tholos-agora
Daire biçimindeki parlamento binası “Tholos”
Odeon of Agrippa

İmparator Augustus’un memurlarından biri olan Agrippa tarafından MÖ. 15’te, bin kişi kapasiteli ve iki katlı olarak yapılmış bir odeon iken Heruli kabilesi tarafından MS.267’de yıkılıp yerine MS.400’de bir Gymnasium yapılmış. Burada eskinden müzikal gösteriler yapılırmış. Sonradan Devler Sarayı adında bir yapı inşa edilmiş. Bu sarayın kuzey kısmına da dört adet yılanlı, kıvrımlı Triton denen yani yarı insan yarı balık şeklinde tanrı heykeli yapılmış ve şu an bu heykellerin üç tanesi hala görülüyor. Ben arka kısmını çektim.

triton
Odeon of Agrippa
Stoa of Attalos

Bu iki katlı stoa, bizim Bergama kralı II. Attalos tarafından yapılmış. 1956 yılında Amerikan Arkeoloji Okulu tarafından restore edilmiş ve şu an bu antik alanda bulunan tarihi eserlerin sergilendiği Agora Müzesi olarak kullanılıyor. Bu müze içerisinde Atinalıların, Spartalılar’a karşı MÖ. 425’te kazandığı Pylos savaşında kullanılan Bronz Sparta Kalkanı, Atinalıların demokrasi kitabesi, Zafer tanrıçası Nike’nin büstü gibi tarihi eserler, dışında ise mermer bir zemin var ve çeşitli heykeller sergileniyor.

agora-muzesi
Stoa of Attalos ya da diğer adıyla Agora Müzesi
Hephaestus Tapınağı

Bu tapınak, Yunanistan’daki klasik tapınaklar arasında en iyi korunmuş olanıymış. MÖ. 5. yy.da yapılmış ve Hephaestus ve Athena’ya adanmış. Acropolis’teki Parthenon ile çok benzer ama ondan biraz daha küçük bir yapı. Açıklamalara göre, içinde kabartma şeklindeki düvar süsleri Theseus ve Herakles’i tasvir ediyormuş. Tabi içeri giriş yasak olduğu için bakamadım. Bu tapınak, adını sonradan öğrendiğim Agoraios Kolonos adlı tepe üzerinde yer alıyor.

antik-agora-atina
Hephaestus Tapınağı
Zeus Sunağı

Bu yapının da muhtemelen Pnyx’te yapılıp, MÖ. 4.yy’da yerinden sökülüp Agora’ya getirildiği tahmin ediliyormuş. Tabi şu an taş yığınından başka bir şey görünmüyor.

altar-of-zeus
Zeus Sunağı

Yukarıda anlatmaya çalıştığım yapıların dışında da taş üzerinde adı yazan ama zamana yenik düşmüş şu an taş yığınından başka bir şey olmayan başka yapılar da var. Hem havanın çok sıcak oluşu hem de çok yorulduğumdan diğer yapıların açıklamalarını detaylı bir şekilde okumadım. Yolu devam edip diğer kapıdan çıktığımda Adrianou Caddesi’nde olduğumu anladım. Biraz enerji topladıktan sonra kombine biletimin bana vermiş olduğu yetkiye dayanarak önce Hadrian Kütüphanesi ve daha sonra da Roma Agorası’na göz attım. Bir sonraki yazımda Roma Agorası‘ndaki yapılardan bahsedeceğim.

[Gezi Tarihi : 03 Temmuz 2013, Çarşamba]

One yorum

Yorum Yap

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

WpCoderX