iskodra-kalesi

İŞKODRA GEZİ NOTLARIM

İşkodra ya da Arnavutça Shkodër, M.Ö. 4. yüzyıla dayanan geçmişiyle Avrupa’daki en eski yerleşim yerlerinden biri. Bizi ilgilendiren kısmı ise 15. yüzyılda Osmanlı topraklarına katılması ve 20. yüzyılda Balkan Savaşları sonunda Türk hakimiyetinden çıkması. Zaten Osmanlı’dan en son ayrılan ülke de Arnavutluk idi.

Balkanlar gezime başlamadan önce, ulaşım bakımından beni en çok zorlayacak yer olacağını tahmin ettiğim İşkodra, hem uzun yolculuk hem de birkaç vasıta değiştirmem sebebiyle beni tahminlerimde yanıltmadı. Yine de, olumsuz gibi görünen koşullar o kadar da kötü değildi. Sadece, fazladan zaman kaybetmiş oldum.

İnternette de İşkodra’ya ulaşım ile alakalı çok sınırlı kaynaklar olduğundan, özel araba olmaksızın kendi imkanlarıyla buraya ulaşmaya çalışacak gezginlere yol gösterici olabileceğini düşündüğüm için ta Ohrid’ten başlayarak İşkodra’ya ulaşımda yaşadığım tecrübeleri öncelikle anlatmak istiyorum.

  • ULAŞIM

İşkodra’ya ulaşımı en baştan alacak olursam, birçok kişinin merak ettiği ya da sınırlı bilgiye sahip olduğu Ohrid’ten İşkodra’ya ulaşım için öncelikle yolumuzu bir şekilde Tiran’a düşürmemiz gerekiyor. Tiran’dan minibüslerle 1,5-2 saatte İşkodra’ya ulaşılabiliyor. Tiran’a gelmek için ise Ohrid yazımda anlattığım gibi sezonun başladığı aylarda pek sıkıntı yokken sezon dışı zamanlarda Struga‘ya ulaşmak gerekiyor.

Struga yazımda anlattığım gibi öncelikle Struga otobüs terminaline gelip biletimizi alıyoruz. Tiran’a bilet tek yön için 660 MKD (yaklaşık 11 Euro). Cebinizdeki Makedon Denarlarından kurtulmak için bir kısmını MKD, kalan kısmını Euro şeklinde de ödeyebilirsiniz. Ben öyle yaptım. Burada otobüsler, bilet aldığımız gişenin sağ tarafındaki kapıdan girilen peronlardan kalkıyor. Hatırlatmakta fayda var, Struga’dan Tiran’a gidecek olan otobüs sabah saat 09:30’da kalkıyor. Taşıyacak olan firma ise Durmo Tours. Yalnız bu saate kalkması gereken otobüs, hem 10 dakika geç geldiği hem de geldikten sonra 15 dakika daha beklediğinden dolayı ancak 09:55’te kalkabildi. Bu tarz ekstra gecikmelere hazırlıklı olmakta fayda var.

Yine burada şunu da belirtmekte fayda var : Arnavutluk Elbasan üzerinden giden bu otobüs hattı o kadar saçma bir şekilde düzenlenmiş ki, otobüs sanılanın aksine daha yakın olan Tiran’a uğramak yerine, önce liman kenti Durres’e uğruyor, ondan sonra Tiran’a gidiyor. Bu da fazladan 1,5 saat demek. Normalde, planlanan şekilde 09:30’da kalkan otobüs 3,5 saat sonunda saat 13:00’da Tiran’da olması gerekiyordu. Ben de planlamadığım bir şekilde, zaman kaybetmemek için hazır Durres’e gelmişken indim. Şoföre sordum, İşkodra’ya araç bulabileceğimi söyledi. Durres ile ilgili yazı yazmak isterdim ama bulunduğum yer sadece otobüs terminaliydi. Bu arada indiğimde saat 13:45 idi.

Durres otobüs terminalinde bir Allah’ın kulu İngilizce bilmiyor. Birkaç tane seyahat acentesine gittim sordum, en son orada çalışan kız bana Google Translate aracılığıyla bir şeyler anlatmaya çalıştı ama tatmin edici bir cevap alamadım. Bu arada Durres otobüs terminalinde bir tane döviz bürosu bile bulamadım. Neyse, sonra bir otobüsçüye sordum İşkodra’ya nasıl giderim diye. O da bana hem 15 Euro fiyat çekti, hem de bugün yok yarın sabah 07:00’de var deyip az sonra kalkacak olan minibüsüne yönlendirmek istedi. İnanmayıp kendi başımın çaresine bakmaya karar verdim. Kısa sürede kendime gelip, oradan uzaklaşıp bir kaç tane daha firmaya sordum onlar da yok dediler. Son kez şansımı deneyip başka bir minibüsçünün yanına gidip sordum. Onlar gidiyoruz dediler ve benden 5 Euro para istediler. Bu fiyatın normal olduğunu daha önceden bildiğim için kabul ettim. Minibüs 14:30’da kalkacaktı.

Tam nereye düştüm derken, şansıma minibüs içinde oturan 16 yaşındaki eleman Xhessii ile tanıştım. Şaşılacak düzeyde iyi İngilizcesi vardı ve onun sayesinde belki de Durres cehenneminden kurtuldum. Saat geldiğinde hareket ettik, ama minibüs İşkodra’ya değil Lezhë (Leyja diye okunuyor) denen bir kente gidiyormuş meğer. Bunu bana başta söylememişlerdi. Xhessii, sorun olmadığını, indikten sonra 2-3 dakika bekleyip başka otobüsle oraya ulaşabileceğimizi söyleyince rahatladım.

1,5 saat sonra saat 16:00’da yine varlığından haberdar bile olmadığım Lezhë kentine gelip Xhessii ile beraber indik ve İşkodra otobüslerinin kalktığı yere gittik. Bu arada, bir önceki minibüs şoförü kendisine 5 Euro verdiğim için diğer otobüse vermem için bana 200 LEK verdi. 10-15 dakika bekledik ama otobüs gelmedi. Allah var şimdi, eleman istese giderdi ama sağolsun beni bırakmadı. İlk tanıştığım turist sensin deyip yiyeceklerinden ikram etti. 5 dakika daha bekledikten sonra normal bir otomobil yanaştı (tabiki de Mercedes’ti) ve birşeyler konuştular. Sonra adam beni İşkodra’ya götürebileceğini söyledi ve elimdeki 200 LEK’i ona verdim. Bir nevi Bla Bla Car hesabı. Sonuç olarak, bu yöntem hem daha konforlu hem de daha hızlı olduğu için kendimi şanslı sayabilirdim. Xhessii yarı yolda indi ve en son adam beni İşkodra’nın merkezi Sheshi Demokracia’da bıraktığında saat 16:45’ti. Yani, o sabah 06:00’da kalkıp yola çıktığım Ohrid’ten beri neredeyse 11 saat geçmişti.

  • PARA BOZDURMA

Arnavutluk’ta kullanılan para birimi LEK ‘tir ve kur yaklaşık olarak 1 Euro = 140 LEK şeklinde. Yukarıda anlattığım gibi Arnavutluk topraklarında ilk indiğim yer planlamadığım bir şekilde Durres kentiydi. Burada herhangi bir döviz bürosu bulamadım. İşkodra’ya gitmek için bindiğim minibüse (5 Euro) verdiğim 10 Euro’nun üstünü bana 600 LEK olarak verdi. Aslında 100 LEK daha vermesi gerekiyordu ya neyse. Arnavut para birimiyle tanışmam işte bu şekilde oldu ve İşkodra’da kaldığım süre boyunca başka para bozdurmama gerek kalmadı.

arnavutluk-gezilecek-yerler

Arnavut parası “LEK”

  • BAGAJ ÜCRETLERİ 

Daha önceki Üsküp yazımda anlattığım gibi Arnavutluk’ta da gerek Durres’ten İşkodra’ya gerekse de İşkodra’dan Ulcinj’e giderken valizim için ekstra bir para ödemedim. Buradan hareketle, Makedonya’da ve Arnavutluk’ta kesin olarak bagaj için ekstra ücret ödenmiyor diyebilirim.

  • SINIR GEÇİŞLERİ

Makedonya Struga’dan 09:55’te hareket eden otobüs, 10:15’te Makedonya-Arnavutluk sınır kapısı Kjafasan‘da kontrol için durdu. Önce Makedon tarafından pasaportlar toplandı ve geri verildi. Hareket edip 10 saniye sonra tekrar durdu ve bu kez Arnavut tarafı pasaportları toplayıp geri verdi. Kısacası, iki tarafta toplam bekleme süresi 35 dakika oldu. Ancak, pasaportlara herhangi bir damga vurulmadı. 10:50’de otobüs tekrar yola devam etti. Bu arada, bu sınır geçişinde de kimse ile muhattap olunmadı, soru falan sorulmadı.

Bu arada, Arnavutluk sınırlarına girişten itibaren uzun sürecek virajlı yollar sizi bekliyor.

  • KONAKLAMA

İşkodra’da konaklamadan yana tercihimi, merkez Sheshi Demokracia’ya birkaç dakika yürüme mesafesinde olan The Wanderers Hostel‘den yana kullandım. Normalde bir yere ilk defa gitsem de haritaya bakıp yönümü fazla zorlanmadan bulurum. Ancak, sabahın köründen beri geçen 11 saat sonucunda yorgunluktan olsa gerek, yanlış yöne gidip sokaktan geçen bir vatandaşa sordum. Tabi, bir kelime dahi İngilizce bilmeyen birine. O da bir lokantacı elemana sordu. 5-10 dakika aralarında adresin neresi olduğunu tartıştılar. En son, sokaktan çevirdiğim çocuk gel benimle deyip, sora sora 10 dakikada beni hostelime getirdi. Hakikaten çok iyi niyetli bir elemandı. Bu yardımları karşılığında 200 LEK teklif ettim, “Turki-Arnavut kardeş var” deyip reddetti.

Tekrar hostele gelecek olursam, 6 kişilik odada tek yatak için kahvaltı dahil 8 Euro ödedim. Ancak, odada sadece 3 kişi kaldık. Bu hosteli, hem lokasyon bakımından hem de çalışanlarının yardımseverliği bakımından tavsiye edebilirim. Bu arada, kahvaltı olarak 2 adet pizza dilimi boyutunda peynirli gözleme tarzı bir şey ve çay ya da kahve servis ediyorlar. Gayet de doyurucuydu.

  • İŞKODRA GEZİLECEK YERLER

Bu kadar uzun bilgilerden sonra nihayet gezilecek yerler ile ilgili gözlemlerimden bahsedebilirim :

Evliya Çelebi Caddesi : Sanıyorum bu caddeye Türk gezginler içerisinde benden başka kimse dikkat etmemiştir. Zira, internette okuduğum yazılarda hiç kimse buradan bahsetmemiş. Açıkçası ben de, karanlık bastırdığında hostele ulaşmaya çalışırken farklı bir yoldan gideyim derken şans eseri gördüm. Caddenin pek bir esprisi yok ama buraya rast gelmek beni çok mutlu etti. Evliya Çelebi caddesi, İşkodra’daki Loro Boriçi stadyumunun hemen önünde yer alan caddedir. Ayrıca, Tarih Müzesi’nin de yakınındadır.

iskodra-gezilecek-yerler

Evliya Çelebi Caddesi

Sheshi Demokracia : Şehrin tam merkezinde yer alır. Yolunuzu kaybederseniz sokaktan geçen kişilere direkt burayı sorun.

iskodra-gezilecek-yerler

Sheshi Demokracia

Rozafa Kalesi : Doğrusunu söylemek gerekirse İşkodra’ya gelmenin asıl sebebi belki de Rozafa Kalesi’dir. Şehirde yapılabilecek 1 numaralı aktivitedir. Sheshi Demokracia meydanından yaklaşık 3,5 kilometre uzaklıktadır. Yukarıda anlattığım 11 saatlik yolculuğun ardından hostele ulaşıp eşyalarımı bıraktıktan sonra yaptığım ilk iş, o yorgunluğun üstüne bir de 40 dakika boyunca yürüyerek bu kaleye ulaşmak oldu. Kaleye giriş 200 LEK ve akşam 8’e kadar açık. İçerisinde aman aman görülecek pek fazla bir şey olmasa da manzarası için kesinlikle tavsiye ediyorum. Kalede dikkatimi çeken bazı yapılar ve kısımlar şöyleydi :

Öncelikle kalenin içine girmeden önce kim oldukları hakkında bilgi sahibi olmadığım Kaje Hamn ve Mujo Baba Türbeleri daha doğrusu küçücük mezarları bulunuyor. Kaleye ilk girişte ise iki tarafı oyuk şeklinde bölümler ile etkileyici sayılabilecek bir yolu var.

iskodra-gezilecek-yerler

Rozafa Kalesi’ne ilk giriş

Biraz daha ilerleyip sanki bir sarnıcın altından geçiyormuş hissi veren bölümden geçerek 1. avlu denen bölgeye ulaşılıyor. Burada eski kalıntılar, surlar ve merdivenlerin olduğu kısımda Balshaj Kule’si adı verilen bir kule  bulunuyor.

iskodra-gezilecek-yerler

Rozafa Kalesi 1. avlu

İkinci avlu kısmında 14. yüzyıldan kalma 3-4 tane sarnıç yer alıyor. Burada harabe şeklinde yer alan bina görünümünde olan yapı ise 14. yüzyıl St. Stephen Katedrali ve yarım minaresinden anlaşıldığı kadarıyla camiye çevrilmiş olan Fatih Sultan Mehmet Camii. Daha detaylı görüntüler için BURAYI tıklayabilirsiniz.

iskodra-gezilecek-yerler

Fatih Sultan Mehmet Camii

Camiinin sağ tarafından kaleden aşağıya Bojana ya da diğer adıyla Buna Nehri manzarası gerçekten bu kaleye başlı başına geliş sebebidir. O da şöyle bir şeydi :

iskodra-kalesi

Kaleden Bojana Nehri’ne bakış

Fatih Sultan Camii’nin hemen az ilerisinde ve yan tarafında, kalıntıları bulunan eski Osmanlı hapisanesi ve Dilaver Paşa Evi denen bir yapının viran olmuş hali yer alıyor. Buradan da ilerledikten sonra geçilen kapıdan 3. avluya ulaşılıyor.

iskodra-gezilecek-yerler

Rozafa Kalesi 3. avlu

3. avluya girişte hemen sol tarafta, tarih müzesine dönüştürülmüş 15. yüzyılda yaşamış Venedikli bir Kaptan-ı Derya’nın konağı bulunuyor ama ben gittiğimde kapalıydı. Burası için de ekstra giriş ücreti istiyorlar. Yanlış hatırlamıyorsam 100 LEK idi. Az ileride ise yukarıdaki resimde Rozafa yazısı yazan yer şu an restorant olarak hizmet veren eski Osmanlı cephaneliğidir.

Restorantın sağ tarafında, hemen hemen karşısı sayılabilecek bir yerde de 16. ve 17. yüzyıllara tarihlenen Osmanlı Hamamı yer alıyor. Sanıyorum bahsedilen yapı şu :

iskodra-gezilecek-yerler

Osmanlı Hamamı

Kalenin en sonunda ise Buşatlı Mehmet Paşa Kulesi ve ona yakın bir yerde de kaleden kaçmak için yapılan gizli bir geçit var. Çok dar olan bu geçitte görünen basamaklardan aşağıya kadar indim. Çok karanlık yer olmakla birlikte iki tarafının ucundan hafif gün ışığı geliyordu. Çıkışının neresi olduğu konusunda ise hiçbir fikrim yok.

iskodra-gezilecek-yerler

Gizli geçit

Bu kısmı da gezdikten sonra sıra 4. avluya gelmişti ama gün batımına yakın zamanda ortaya çıkan ve neredeyse nefes aldığım tüm havayı kaplayan sivrisinekler yüzünden bu kısmı fazla gezemedim. Ancak, burada da bir kaç sarnıç, Venediklilere ait kule ve hapisane yer alıyor.

Kaleyi gezdikten sonra saat 8’e doğru dışarı çıktım. Çıkışta, ta aşağıda Drina Nehri’nin geçtiği düzlükler kenarında yapılmış Kurşunlu Camii var. Burası Osmanlı döneminden kalan tek camiymiş. Zamanımın kalmaması sebebiyle gidemedim. Etrafını su basmış gibi görünüyordu.

iskodra-gezilecek-yerler

Kurşunlu Camii

Ebu Bekir Camii : 18. yüzyılda yapılan Buşatlı Mehmet Paşa tarafından yapılan bu camii, 1995 yılında restore edilmiş.

iskodra-gezilecek-yerler

Ebu Bekir Camii

Kolë Idromeno Caddesi : İşkodra’nın merkezinde bulunan ve her türlü bar, restorant vs. nin bulunduğunu sadece yayalara ait bir caddedir. Aşağıdaki resmi caddenin sonunda çektim. O yüzden restorantlar, bar ve kafeler gözükmüyor.

iskodra-gezilecek-yerler

Kolë Idromeno Caddesi

İşkodra Tarih Müzesi : Kaldığım hostelin resepsiyonunun dediğine göre gittiğim gün müzeler günü olduğundan giriş ücretsizdi. Ancak, ben gittiğimde kapalı olduğundan içeri giremedim. Eski tip bir evden müzeye dönüştürüldüğü belli.

İşkodra Katedrali : Hakkında tek bildiğim şey 19. yüzyıldan yapımının tamamlanmış olması. Kaldığım hostelin yakınlarında bulunuyor.

  • ARNAVUT DİLİ

Çok acayip bir dil olan Arnavutça’yı bilmiyorsanız, gördüğüm kadarıyla insanlarla İtalyanca anlaşabilirsiniz. Bazı kesim Almanca da biliyor. Arnavutça’da benim aklımda kalan bazı kelimeler ve cümleler şunlar oldu :

Sheshi = Meydan

Rruga = Cadde

Kalaja = Kale

Mira = İyi

Miradita = İyi günler

Tyeta = Merhaba

Faleminderit = Teşekkürler

  • YEME – İÇME

İşkodra’da açıkçası restorant tarzı bir yerde oturup da yemek yemedim. Onun yerine marketten, pizzacıdan alışveriş yapıp karnımı doyurdum. Fiyatlar hakkında bilgi verecek olursam;

1,5 Litre Su = 50 LEK

Kola = 60 LEK

1 dilim Pizza Margarita = 80 LEK (İtalya’da bir dilimi 3 Euro)

1 bira = 150 LEK

Cebimde kalan LEK’leri bitirmek ve Sevilla-Liverpool UEFA Finali’nin seyretmek için Kolë Idromeno Caddesi’nde bir bara girmiştim. Elemana cebimde sadece 130 LEK kaldığını söyleyince kabul etmişti. Böyle bir durumdaysanız siz de benim yaptığımı deneyebilirsiniz.

Sonuç olarak, İşkodra’da gezilip görülecek illa ki daha fazla yer vardır, ancak benim gezebildiklerim ve hakkında bilgi sahibi olabildiklerim bunlar. Bir sonraki yazımda İşkodra’dan Karadağ sınırını geçip Ulcinj kentine varışım ve buradaki gözlemlerimi anlatmayı planlıyorum.

[GEZİ TARİHİ : 18 Mayıs 2016, Çarşamba )

8 yorum

  1. Yazı tek kelimeyle efsane olmuş. Hocam kaleye kaçak girmenin yolları var mıdır? Kamp atmak mümkün mü?

    • Sequ'nun Seyahatnamesi

      Teşekkür ederim Mehmet hocam. Zaten giriş 200 LEK hocam kaçak girip ne yapacan? :) Şaka bir yana bu sorunun cevabını bilmiyorum ama sanırım yok gibi. Çünkü kalenin her yanı uçurum. Kamp olayından da emin değilim. Belki normal yollardan girip iyice saklanırsanız olabilir. Saklanmak için müsait yerler var.

  2. İşkodra’dan Ulcinj’e geçiş konusunda verdiğiniz bilgiler harfiyen doğru. Çok işime yaradı. Teşekkürler.

  3. Bizim planımız İstanbul’dan Tiran’a, orda bi gece kalıp ertesi gün İşkodra’ya ve ertesi gün Karadağ’a geçip oraları gezdikten sonra da İstanbul’a geri dönmek. Sizce mantıklı bir plan mıdır? Yoksa bi öneriniz var mı? Teşekkürler.

    • Sequ'nun Seyahatnamesi

      Gezmeyi planladiginiz ulkeler onlarsa bence gayet guzel bir plan. Iskodra’ya gecmek Karadag’a gecme acisindan guzel ve uygun bir yer. Iskodra’dan Karadag Ulcinj’e mesela 1 saat yol suruyor. 10-15 dk da sinir gecislerine koyabilirsin.

a Yorum Yap Eren Bey Vazgeç

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

WpCoderX